Yazar Arsivi
Başkentte Ulaşımda İndirime Son
Ankara Minibüsçüler Odası Başkanlığının, başkentte ulaşım ücretlerinde altı yıl önceki tarifenin geçerli olmasını sağlayan UKOME kararına ilişkin açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verildi, indirimli tarife iptal edildi.
Oda Başkanı Hacı Bekir Gani yaptığı açıklamada, oda olarak Ankara Büyükşehir Belediyesinin, UKOME’de aldığı karara ilişkin Ankara 2. İdare Mahkemesinde açtıkları davanın bugün sonucunu aldıklarını bildirdi.
Buna göre, minibüs, otobüs ve Ankaray’da altı yıl öncesinin taşıma ücretlerinin geçerli olduğu kararının iptal edildiğini bildiren Gani, yargının verdiği karardan memnun olduklarını söyledi.
Gani, 8 Mart Pazartesi gününden itibaren minibüslerde taşıma bedelinin 900 lira olmasından dolayı esnafın ”büyük sıkıntı ve mali kayıp” yaşadığını belirterek, ”Bugün yönetim kurulunda yapacağımız toplantıyla birlikte eski taşıma ücreti olan bin 850 liradan yolcu taşımaya devam edeceğiz. Alınan karar aynı zamanda özel ve EGO otobüslerde de UKOME kararı öncesi taşıma bedellerinin geçerli olmasını sağlamıştır” dedi.
Oda avukatı Mehmet Ali Alan da Ankara 2. İdare Mahkemesinin verdiği kararla UKOME’de alınan ulaşımdaki indirimli tarifeden vazgeçildiğini, taşıma ücretlerinin 8 Mart Pazartesi öncesindeki düzeylere geri döndüğünü söyledi.
Mayın Patlaması: 1 Çocuk Öldü
Şırnak‘ın Uludere ilçesinde, çocukların yerde bulduğu mayının patlaması sonucu çocuklardan biri öldü, diğeri yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Yemişli Köyü Tepe mevkinde, hayvanları otlatan Zahir Alp (15) ve Nuh Ağın (16) yerde buldukları ve kurcaladıkları mayın patladı.
Patlamayla Zahir Alp, olay yerinde hayatını kaybetti.
Ağır yaralanan Ağın, yakınları tarafından Şırnak Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Erdoğan Deprem Bölgesinde
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, depremden en fazla etkilenen Elazığ‘ın Kovancılar ilçesine bağlı Okçular köyüne geldi.
Başbakan Erdoğan ve beraberindekileri taşıyan Emniyet Genel Müdürlüğü‘ne ait helikopter, Okçular Jandarma Karakolunun pistine indi.
Elazığ‘dan helikopterle ayrılan Başbakan Erdoğan, depremden etkilenen bölgeleri havadan inceledikten sonra Okçular köyüne geldi.
Başbakan Erdoğan ile Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet bakanları Mehmet Aydın ve Cevdet Yılmaz, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker de Okçular köyüne geldi.
İmirzalıoğlu Nasıl Ezel Oldu?
Ezel’le Milyonları Ekran Başına Toplayan İmirzalıoğlu’nun Şöhrete Uzanan Yolculuğu ve Özellikleri.
işte Kenan imirzalıoğlu’nun şöhrete tırmanan öyküsü:
18 Haziran 1974′te Ankara’nın Bala ilçesine bağlı Üçem Köyü’nde dünyaya gelmiş imirzalıoğlu.
Soyu Akkoyunlu Devleti Hükümdarı Uzun Hazan’a kadar uzanıyor.
12 yaşına kadar köyünde yaşamış imirzalıoğlu, sonra da Ankara’ya teyzesinin yanına gitti. Eğitimini sürdürmek için. Liseyi Ankara’da okurken aynı zamanda basketbol takımının da gözdelerinden biri oldu yakışıklı oyuncu. Üniversite sınavını ise ilk girişte kazanadı. ikinci kez şansını denediğinde de Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü’ne girdi. Elbette gösterişli fiziğinden dolayı okulunun en popüler öğrencilerinden biriydi bu dönemde. O dönemde Bilge adlı bir kız arkadaşı vardı, ama okuldaki herkesin örnek ilişki olarak tanımladığı bu birliktelik fazla uzun sürmemiş ve çift ayrıldı.
Bu arada imirzalıoğlu, “Sen manken olmalısın” diyen bir arkadaşının ısrarıyla bir ajansa kaydolup mankenlik yapmaya başladı. Sonra bir yandan okulu devam ederken bir yandan da dostları bir yarışmaya katılması konusunda ısrar etmeye başladılar.
Bu kadar ısrara dayanamayıp Best Model of Turkey elemelerine katıldı imirzalıoğlu. 4 bin kişi arasından ilk 20′ye seçildi. Sonra da Türkiye birincisi oldu. Ardından da Best Model Of World yarışmasna girip orada da birinciliği kazandı.
Yarışmadan sonra da dizi teklifleri ardı ardına gelmeye başladı. ilk teklif de Deli Yürek dizisinden geldi. Başta “Ben oyuncu değilim, nasıl böyle bir şeyi göze alıyorsunuz” diye teklifi geri çevirdi. Ama Osman Sınav‘a daha fazla “hayır” diyemediği için de teklifi kabul etti.
Böylece Kenan imirzalıoğlu şöhret basamaklarını daha hızla tırmanmaya başladı. Ardından Acı Hayat adlı dizi için kamera karşısına geçti.
2001 yılında Deli Yürek’in sinema versiyonu Deli Yürek: Bumerang Cehennemi adlı filmde oynayarak sinemaya transfer oldu. Alacakaranlık adlı TV dizisinin yanısıra, Ugur Yücel’in yönettiği Yazı Tura’da rol aldı. Şu sıralar Ezel adlı diziyle ortalığı kasıp kavuran imirzalıoğlu, Kıvanç Tatlıtuğ ile birlikte Türkiye’nin en gözde erkek ünlüsü olarak gösteriliyor.
1. 90 boyunda olan Kenan imirzalıoğlu 46 numara ayakkabı giyiyor. Gece hayatını çok sevmiyor. Onun yerine evde oturup çay içmeyi, müzik dinlemeyi ya da kitap okumayı tercih ediyor.
Şu anda Zeynep Beşerler ile birlikte olan imirzalıoğlu, sevdiği kadın tipini ise şöyle tarif ediyor:
“Türk olmalı… Türk kültürüyle, Türk hamuruyla yoğrulmuş olmalı… Batı kültürünü de bilmeli. Esas önemli olan içinin güzelliğinin dışına vurmuş olması.”
imirzalıoğlu hayatının kadını olacak kişide “iç güzelliğe” önem veriyor. Bunu ise şöyle tarif ediyor: “Dişiliğini kaybetmemiş ama aynı zamanda, baktın mı ortalığı yakacak bir kadını seviyorum. içinin güzelliği dışına yansıyan kadını seviyorum. Tamam, her kadında bir korunma güdüsü vardır. Ama yeri gelince de sahiplenme güdüsü olan kadını seviyorum. Bu biraz Çerkez kadınlarında vardır. Kocasının arkasında değil, yanındadır… Beraber kavgaya girer. Ben öyle bir şey yaptırmam ama o duyguyu taşıması önemli. Erkeğe de güven veren bir duygu. Benim kadınım, ben yanlış birşey yapıyorsam, beni çekip alabilmeli o yoldan… Böyle bir Güce de sahip olmalı. Bizden olmalı…”
Kısacası Üçem köyünün haşarı çocuğu Kenan imirzalıoğlu, yakışıklı fiziğini taçlandırıp şöhret basamaklarını hızla tırmandı.
Erdoğan’dan Depremzedelere Müjde
Erdoğan, Depremden Etkilenen Bölgeyi Gezdi ve ‘Ramazan Bayramı‘na Kadar Konut Sorununu Çözeceğimize İnanıyorum’ Dedi.
Erdoğan, depremden etkilenen Okçular Köyü’nde vatandaşlara hitap etti.
Hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara geçmiş olsun dileğinde bulunan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
”41 vatandaşı kaybetmenin üzüntüsü, hüznü içindeyiz. Bizler, ölenle ölünmeyeceğini bilenlerdeniz. Fakat, bundan sonrasını nasıl planlayacağız, bundan sonra nasıl adım atacağız, hükümet olarak bu konuda çalışmalar yaptık. Depremin meydana gelmesinin ardından Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, ilgili bakan ve milletvekilleri ve belediye başkanlarını deprem bölgesine gönderdik. Kolordu Komutanlığımız bütün imkanlarıyla seferber oldu. İlk andan itibaren sahra çadırıyla mobil mutfağıyla desteklerini verdiler. Kızılay ve Deniz Feneri de ellerinden gelen desteği verdiler. Hepsine teşekkür ediyorum. Ramazan Bayramı‘na kadar hem konut hem de ahır olmak üzere yeni bir yapılandırmaya gideceğiz.
Yeni konutların zemin etütleri yapıldıktan sonra inşa edilecek, ilgili kurumlar çalışmalarını sürdürmeye devam edecek. Ramazan Bayramı‘na kadar konut sorununu çözeceğimize inanıyorum. Ele ele vereceğiz, omuz omuza vereceğiz. Acılar paylaştıkça azalır, sevgiler paylaştıkça büyük bundan hareketle gerekenleri yapacağız.”
Çadırları ziyaret ederek, çocukları seven ve kadınlarla konuşan Erdoğan, ”En kısa zamanda konut, okul ve ahır sorunlarını çözeceğiz” dedi.
Başbakan Erdoğan, taziye çadırını da ziyaret ederek, ölenlerin yakınlarına başsağlığı diledi.
Yoğun güvenlik önlemleri alınan köyde, jandarma ve başbakanlık korumaları güvenliği sağladı.
Başbakan Erdoğan’ın çadırları ziyaretine 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Mustafa Korkut Özaslan eşlik etti.
Çadırlardaki kadınların teşekkür ederek, ”Depremin ilk anından itibaren yardımımıza koştular, destek oldular” demeleri üzerine Erdoğan, ”Yaptığınız yardım ve kurtarma hizmetlerinden dolayı size teşekkür ediyorum” dedi ve 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Mustafa Korkut Özaslan’ı sarılarak öptü.
Şili’ye İkinci Darbe
ili, 27 Şubat’ta 8.8′lik depremin ardından bugün 7.2 ile şu ana kadarki en büyük artçı şoku yaşadı. Sarsıntı, yeni devlet başkanı Sebastian Pinera’nın yemin ederek göreve başlamasından birkaç dakika önce meydana geldi.
YENİ BAŞKAN DEPREME YEMİN TÖRENİNDE YAKALANDI
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, depremin merkez üssünün Valparaiso kentinin 114 kilometre güneyi olduğunu bildirdi. Depremin başkent Santiago’nun yanı sıra batısındaki kıyı kenti Valparaiso’da da hissedildiği bildirildi.
Deprem sonrası tsunami alarmı verilirken, 7.2 büyüklüğündeki deprem öncesinde de 5.1 büyüklüğünde bir sarsıntı yaşandı.
BENZER DEPREMLER OLABİLİR
ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’ndan jeofizikçi Don Blakemen, 7.2′lik sarsıntının 8.8′lik depremin şu ana kaydedilen en büyük artçısı olduğunu ve Haiti’yi yerle bir eden depremden çok daha büyük olduğunu söyledi.
Blakeman, “8 civarında depremler olduğunda, 7 büyüklüğünde birkaç tane artçı şok görebiliriz” dedi ve Şili’de başka artçı sarsıntılar olabileceği uyarısında bulundu.
Deprem, Pinera’nın yemin ederek göreve başlamasından birkaç saat önce meydana geldi. Pinera’nın yemin edeceği Valparaiso’daki Kongre binası da deprem sırasında sallandı. AP ajansı, yemin töreni için Şili’de bulunan Bolivya Devlet Başkanı Evo Moralesin deprem sırasında bembeyaz kesildiğini, Peru lideri Alan Garcia’nın ise şaka yaptığını bildirdi.
NTV televizyonu, depremin ardından sarsıntıların devam ettiğini ve hem Valparaiso hem de Santiago’da bazı binaların yıkıldığı bilgisinin ulaştığını bildirdi.
27 Şubat’ta meydana gelen 8.8 büyüklüğündeki depremde 700′den fazla insan hayatını kaybederken, 30 milyar Dolar maddi hasar meydana geldi.
İhbarı Yapan E-Posta İncelemede
Bir İhbar Üzerine Soruşturulan Askeri Mühimmat Yüklü Kamyon ile İlgili Elektronik Posta İncelemeye Alındı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından bir ihbar üzerine soruşturulan askeri mühimmat yüklü kamyon ile ilgili elektronik posta incelemeye alındı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şubesi’ne, içeriğinde, ”Kirli silahların Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığına gönderilerek Nevruz öncesi provokatif eylemlerin yapılacağı”na dair gönderilen elektronik posta ile ilgili inceleme başlatıldı.
Söz konusu elektronik postayla ilgili Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Teknik Büro Amirliği ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından elektronik postanın kaynağının araştırıldığı bildirildi.
Elektronik postanın isim ve doğum tarihinden oluştuğunu belirten yetkililer, kaynağın yurt dışı olma olasılığının yüksek olduğunu kaydedildi.
Öte yandan, bir emniyet yetkilisi, askeri sevkıyatlarda önceden il emniyet müdürlüklerine bilgi verildiğini hatırlatarak, dün yaşanan olay öncesi söz konusu sevkıyatla ilgili Ankara Emniyet Müdürlüğüne herhangi bir bildirim yapılmadığını söyledi.
Aynı yetkili, bundan sonra bu tür olayların yaşanmaması için askeri makamlarla görüşüldüğünü ifade etti.
Seda’nın Onur’unu Kaptı
Seda Sayan‘dan Boşanan Onur Şan, Sibel Can‘ın Televizyon Partneri Oluyor
Geçtiğimiz günlerde Seda Sayan‘dan boşanan Türk halk müziği sanatçısı Onur Şan, Sibel Can‘ın televizyon partneri oluyor. ‘Canlı Şanlı Eğlence adındaki programda Can sanat müziği, Şan ise türkü söyleyecek.
Seda Sayan‘dan boşanan Türk halkmüziği sanatçısı Onur Şan, Sibel Can‘ın televizyon partneri oluyor. Uzun süredir “Onurlu Türküler” adındaki kendi televizyon projesi üzerinde çalışan Şan, Can ile birlikte programyapma teklifini cazip bularak kabul etti. Bir süredir televizyon programı yapmayan Can ise programın şarkı ağırlıklı olması ve Şan’ın müzikal yeteneğiyle iyi bir ikili olacakları düşüncesiyle projeye sıcak baktı.
MAYISTAN İTİBAREN YAYINDA
“Canlı Şanlı Eğlence” adıyla ekrana gelecek programda Can sanat müziği, Şan ise türkü söyleyecek. Ünlüisimlerin de konuk olarak katılacakları programın kanalı önümüzdeki haftalarda belli olacak. Program,mayıs ayından itibaren haftalık olarak yayınlanacak. Sibel Can son olarak TRT’de yayınlanan ve Ceyhun Yılmaz ile birlikte sunduğu “Canlı Geceler” programıyla televizyon projesinde yer almıştı. Kulislerde TRT’nin Yılbaşı programında orkestrasının ücretini vemasraflarını istediği için TRT GenelMüdürü İbrahim Şahin‘den veto yediği söylenen şarkıcı ile kurumarasında buzların erimesi nedeniyle bu programın TRT’de olabileceği, anlaşılamazsa Show TV ve Star’ın tekliflerinin değerlendirileceği konuşuluyor.
Sevişme Sahneleri Çile Gibi
Cumbul, “Bu Tür Sahneler Benim İçin Bir Azap ve Çileye Dönüşüyor” Dedi.
Meltem Cumbul, itiraf etti: Doğu kültüründe büyüyen bir kız olarak, öpüşme ya da sevişme sahnesinde babam, abim, eniştem aklıma gelir. Bu tür sahneler benim için bir azap ve çileye dönüşüyor
SEViŞME SAHNELERiNDEN ÇOK RAHATSıZ OLUYORUM
Ünlü oyuncu Meltem Cumbul, “Hayatımda ne yaptıysam hep sevdiğim kişiler için yaptım. Sevdiğim kişiler haricinde kimseyi önemsemem. Kendim için bir şey yapabilmeyi çok geç fark ettim” dedi. Bilal Özcan’ın bugün ekrana gelecek ‘Laf Aramızda’ programına konuk olan Cumbul, ilginç açıklamalar yaptı.
iYi FiLM ÇOK ÖNEMLi
Beş yıl önce 10 günlüğüne diye Los Angeles’a gittiğimde, kitabını okuduğum Eric Morris’le tanıştım ve 2.5 yıl boyunca ‘Eric Morris Metodu’ üzerinde çalıştım. UCLA’da senaryo derslerime devam ettim. 2.5 yıl boyunca Los Angeles’ta bayağı yoğun bir eğitim aldım.
Buradan kalkıp çalışmak için Hollywood’a gitmek ve orada beklemek saçma bir şey. Benim her zaman ön planda tuttuğum şey iyi film yapmaktır. Benim oynadığım birçok film, yurtdışında ödül aldı ve iyi film yapmak önemlidir.
Hollywood’da iki filmde çalıştım. Set disiplini ve koşullar açısından Türkiye’deki sinema filmlerinden farkı yoktu. Yine kendinize ait karavanlarınız var. Biraz daha lüks koşullar olabiliyor; limuzinle evinden alınıyorsun ama bunlar o kadar da önemli şeyler değil.
Öpüşme ve sevişme sahnesinde oynamayı tercih etmiyorum. Çok zor benim için. Eğer projeyi çok seviyorsam ve bunun çok gerekli olduğuna inanıyorsam oynarım. Ama bunların hepsi birarada olması gerekiyor. O zaman çok büyük çilelerden geçerek, büyük egzersizler yaparak filan oynarım.
AZAP HALiNE DÖNÜŞÜYOR
Öpüşme sahneleri çok zor… insanı geriyor. Siz orada aşk yaşadığımızı zannederken, biz oyuncular için çok azap çekilen dakikalar oluyor.
Doğu toplumunda bir kadın olarak, her ne kadar açık zihniyetli aileler içinde de yetişmiş olsak, ben şahsen yine de tedirginlik duyuyorum. Büyütülme tarzımdan dolayı, ‘Babam ne der?’ diye düşünürüm…
Cidden çok gerekmedikçe sevişme sahnesi istemem. Benim zaten çok öyle sahnem yok.
Bu kültüre ait olduğun için baskı altında büyütülüyorsun. Sen bir kız çocuğusun, ağabeyin, baban ve enişten de seni korumakla görevli…
Böyle büyütüldüğün için, öpüşme ya da sevişme sahneleri söz konusu olduğunda; kontrol mekanizman zaten otomatikman seni rahatsız ediyor.
Bütün acılara bütün kötü şeylere rağmen hayat çok mükemmel. O mükemmelin içinde bizleri de mükemmel şeylerin beklediğine inanıyorum. Bu yüzden ‘Herkes kendinin özel ve mükemmel olduğunu bilmeli’ diye düşünüyorum.
ANNEM DOĞRU ŞEY iSTEMiŞ
Hem Mimar Sinan Üniversitesi’nde hem de Levent’te açtığım stüdyoda ders veriyorum. Bu, annemin geçekleştirmemi istediği bir idealiydi. Şimdi ‘Annem benim için çok doğru şeyler istemiş’ diye düşünüyorum. Nerede mutlu olacağımı bilmiş. Öğrencilerimdeki değişimi gördükçe mutluluk duyuyorum.
Konservatuvar içinde de kendi stüdyomda da genellikle profesyonel oyuncularla çalışıyorum. Ama gelecek vaad ettiğini gördüğüm amatör oyunculardan Seçim yapıyorum. Herkesin oyuncu olacağına inanan biriyim ama vaktim dar olduğu için beni çok heyecanlandıran kişilerle çalışmayı tercih ediyorum.
Çok titizimdir. Kanepemin örtüsü hafif kırıştığında, örtüye gözümü dikip “Kalksa da şurayı ben biran önce toplasam” dediğim misafirlerim olmuştur. Annem çok titizdi, ablam da… Tabii bende de var. Toz da alırım, bulaşık da yıkarım… Ev pırıl pırıl olmalı…
ÖMRÜM BOYUNCA DiYET NEDiR BiLMEDiM!
Desa defilesinde, podyumda kendim olmaya çalıştım. Manken olmadığım, daha önce podyumda yürümediğim için sadece kendim oldum. Onun için de müziği duyunca dans eden ben, dans ederek podyuma çıktım. Çok eğlendim, sanırım o enerji seyirciye geçti, onlar da eğlendi.
Hayatım boyunca diyet yapmadım, yapmayı da bilmiyorum. Yıllarca profesyonel dans ettiğim için vücudumun bozulması biraz zor oluyor. Metabolizmam hızlı çalışıyor. Annemin de öyleydi; dört çocuk sahibi olmasına rağmen çok ince bir hanımdı.
Benim evimde her gün yemek pişer. Sebze yemeklerini çok severim. Los Angeles’ta işten çıkan arkadaşlarım “Bugün mönüde ne var?” diye hemen bana gelirdi. Daha çok, köfte-pilav ve sebze yemekleri yapardım… istanbul’da ise yemekleri Aysel pişiriyor.
iDOLÜ BRUCE LEE
Doğu sporlarına karşı ilgim var. Bruce Lee hayranıyımdır zaten. Ama tabii Muhammed Ali’nin de sıkı hayranıyımdır. Benim için onlar idol. Dövüş tekniklerinin felsefesiyle daha çok ilgileniyorum.
Tai-Chi aslında, kendinizi çok iyi tanıyabilme ve kontrol edebilme gücü… Yaptığınız hiçbir hareketin sona gelmeden ne olduğu belli değil. Bu yüzden çok hoşuma gidiyor. Aynı zamanda tabii beni çok dinlendiren, hiç çaktırmadan çok terleten ve vücudumun şekillenmesine yardımcı olan bir dövüş sanatı.
İşte A’dan Z’ye Ezel Sözlüğü
Atv Ekranlarında Beğeniyle İzlenen ‘Ezel’ Dizisi, Fenomene Dönüştü.
Dizide kullanılan eşyalardan gidilen mekanlara kadar her şey büyük ilgi görüyor.
ARTEMiS: Dizinin startının verildiği Kıbrıs’taki otelin ismi: Kaya Artemis…
BiRHAN KESKiN: Dizide Ezel’in Eyşan’a mırıldandığı şu dizeleri yazan ünlü şair: “Titreme daha fazla kalbim/Bağışla kendini artık/ Onu da bırak gitsin/ O senin ezel gününden kaderin…”
CAFE SUSAM: Senaryonun yazıldığı Cihangir’deki kafe.
ÇATAY: Diziye imza atan Ay Yapım’ın sahibinin soyadı… Ekibin patronu Kerem Çatay, 1978 doğumlu.
DEREN: Dizinin iki senaristinden birinin soyadı. 38 yaşındaki Kerem Deren, uzun yıllar yurtdışında tiyatro eğitimi aldı.
ETHEM GENiM: Kerpeten Ali’nin içine cipiyle girdiği, havuzlu villanın gerçek sahibi. Genim’in villası Tarabya’da…
FK: Ezel’in kıyafetlerindeki imza… Ezel’i ‘FK’ markasının sahibi Ferruh Karakaşlı giydiriyor.
GÜVERCiN GERDANLIĞI: 17′nci bölümde Ramiz Dayı’nın, Kerpeten ile Tefo’ya anlattığı hikaye: “Güvercin gerdanlığı nedir bilir misin kardeş? Güvercinin boynundaki kırmızımtırak tüyler vardır ya… Bir kere taktı mı güvercin o tasmayı boynuna, başka birini sevemezmiş. Ama fazla sevgiden güvercinler bazen birbirlerinin gırtlağını deşerlermiş. O yüzden o kızıl tasmaya ‘güvercin gerdanı’ derlermiş!”
HAMUR: Ömer’in, Eyşan için yaptığı tahta evde besledikleri köpeğin ismi.
IŞIK: 18′inci bölümde ‘Reis’ lakaplı Soner’in sinemada izlediği ‘Kanun Namına’ filminin başrol oyuncusunun soyadı. Filmde başrolü Ayhan ‘ışık’ oynuyordu.
İstanbul SANAT MERKEZİ: Ezel’in evi, aslında Tarlabaşı‘ndaki bu sanat merkezi…
JENERiK: Dizinin jeneriğinin 2007 yılı ABD yapımı Vacancy (Boş Oda) adlı filmle birebir benzediği iddia ediliyor.
KELEBEK: Ezel’in izini süren Serdar ve Ali, Ramiz Dayı’nın sevgilisi Selma Hanım’ın evini ziyaret etmişti. Serdar, o ziyaret sırasında yatak odasındaki çekmecede Henri Charriere imzalı ‘Kelebek’ adlı romana rastlamıştı. Kelebek romanı konusu itibariyle Ezel’in hikayesiyle büyük benzerlik taşıyor.
LEMAN: Cengiz’in, Ömer’le Eyşan’ın buluşmaları sırasında kafede otururken okuduğu mizah dergisi.
MOLLA AŞK TERASI: Ezel ve Eyşan’ın buluşma adresleri… Fatih semtindeki park büyük ilgi görüyor.
NiHAVEND: Ramiz Daya’nın radyodan istek yaptığı ve bir anda popüler olan ‘Bir ihtimal Daha Var” isimli şarkının makamı.
OTEL SEZGiN: 18.9.1997 tarihinde Ömer’in soygun yaptığı otel.
ÖMER HAYYAM: Ramiz Dayı’nın şiirlerini dilinden düşürmediği ünlü şair…
PiNPON: Tefo’nun hapisteyken düzenlenen turnuvada şampiyon olduğu oyun.
RACON: 18′inci bölümde Kerpeten Ali, kesilen raconu bozması ve Ramiz Dayı’yı öldürmesi karşılığında Soner’e iki tane kumarhanenin ortaklığını teklif etti. Ancak Soner, raconu bozduğu için öldürüldü.
SHELBY COBRA: Dizide kullanılan arabalardan biri… Otomobil 1965 model antika.
ŞEHVET: Kenan imirzalıoğlu’nun hayatta korktuğu üç şeyden biri. Ünlü oyuncu verdiği röportajda üç korkusunu şöyle sıralamıştı: “Şöhret, şehvet ve servet…”
TOYGAR IŞIKLI: Dizinin enfes müziklerine imza atan müzisyen.
U.S.POLO: Ezel’in 16 ve 17′nci bölümlerde Eyşan’la buluşması sırasında giydiği, hardal rengi paltonun markası.
ÜÇ: Ramiz Dayı’nın çocuklarının sayısı… Ramiz Dayı şöyle demişti: “Üç oğlum vardı benim. Üçü de öldüler. Onları ben öldürdüm. Ben kendi kanını, kendi elleriyle kurutan bir adamım!”
VHS: Dizide kumarhane soygunu sırasında Ali’nin işlediği cinayeti açık seçik gösteren, herkesin peşinde olduğu kaset.
W123: Ramiz Dayı’nın siyah Mercedes’inin modeli… Mercedes-Benz’in en başarılı modellerinden biri olan W123 serisi, 1976 ile 1986 arasında 2.7 milyon adet üretildi.
YiRMi SEKiZ EYLÜL: ‘Ezel’ dizisinin televizyonlardaki ilk yayın tarihi.
ZATÜRRE: Ömer’in hapishanede yatarken yakalandığı hastalık… Ramiz Dayı, olayı şöyle anlatmıştı: “Sıtmalı bir mahkuma battaniyesini verdi diye ‘zatürre’ olmuştu.”

