Ekonomi
Bayram Tatilinde Gidilebilecek İlk Yer
Tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle ünlü Karabük’ün Safranbolu ile Bartın’ın Amasra ilçesi, Ramazan Bayramı tatili için büyük ilgi görüyor.
Otel ve pansiyonların bayram rezervasyonlarında şimdiden Safranbolu’da yüzde 90, Amasra’da ise yüzde 100 doluluğa ulaşıldı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Safranbolu’da geleneksel Türk evlerinden dönüştürülen yaklaşık 2 bin 200 yatak kapasiteli otel ve konakların büyük bölümüne yoğun rezervasyon yapıldı.
Osmanlı döneminden kalma han, hamam, cami, çeşme, köprü ve konakların eşsiz güzelliğini keşfetmek isteyenlerin yoğun ilgi gösterdiği 3 bin yıllık geçmişe sahip Safranbolu’ya, Ramazan Bayramı tatilinde çeşitli turlar ve geziler kapsamında da günübirlik 40 bin turistin gelmesi bekleniyor.
8 Bin Yıllık Tarihi Anlatan Sergi
Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) ev sahipliği yaptığı ‘Efsane İstanbul: Bizantion’dan İstanbul’a - Bir Başkentin 8000 Yılı’ sergisi, gördüğü yoğun ilgi nedeniyle 26 Eylül tarihine kadar uzatıldı. 2010 AKB Ajansı’nın işbirliği ve Sabancı Holding’in sponsorluğunda gerçekleştirilen sergi, ziyarete açıldığı 5 Haziran tarihinden bu yana, yerli ve yabancı sanatseverlerden büyük ilgi gördü.
Sergi İstanbul’un 8 bin yıl önceye uzanan tarihini ve farklı kültürlerin karışımından doğan kozmopolit kimliğini gözler önüne seriyor. Sergide 500’ü aşkın eser yer alıyor.
Çakma Ürün Zararsız
AB’nin finanse ettiği bir araştırmada sahte marka ürünler konusunda çarpıcı sonuçlara varıldı. Durham Üniversitesi kriminoloji profesörü David Wall’in yürüttüğü araştırmanın raporunda, lüks marka şirketlerinin sahte ürünler nedeniyle pazarlarını kaybettiği iddiasının abartılı olduğunu, çünkü sahtelerini alan kişilerin büyük bir çoğunluğunun sahteler olmasa da pahalı orjinallerini almayacağı belirtildi. David Wall, sahteciliğin moda endüstrisine olan gerçek maliyetinin önceden hesaplanan rakamların sadece beşte biri olduğunu söyledi.
Markaya faydalı oluyor
DÜŞÜK fiyatların tüketicinin yararına olduğunu söyleyen David Wall, sahte ürünlerin moda döngüsünü hızlandırarak ve markanın bilinirliğini arttırarak, aslında markaya da yarar sağladığını belirtti. Milliyet’in haberine göre, AB üyesi ülkelerin sahteciliğe karşı farklı politikaları bulunuyor. İngiltere’de sahte marka ürünler üretenler ceza alıyor ancak sahte ürün alanlar suç işlemiş sayılmıyor. Fransa’da ise sahte ürün almanın cezası 300 bin euro’ya kadar para cezası ya da üç yıla kadar hapis cezasına kadar çıkabiliyor.
700 Yıllık Oğuz Köyü
Oğuz boylarından Kızıklar tarafından yaklaşık 700 yıl önce Uludağ eteklerinde kurulan ve tarihi dokusuyla bugünlere kadar hiç bozulmadan gelen Cumalıkızık köyü, restore edilerek 3. bin yılda da yaşatılacak.
Tarihi evleri, ortasından su akan taş sokaklarıyla görenleri yüzyıllar öncesine götüren Cumalıkızık’ı 3. bin yıla taşımak amacıyla Bursa’nın merkez Yıldırım Belediyesi, İl Özel İdaresi ve TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından yürütülen proje kapsamında, köyde sit alanı içinde doku bütünlüğü ve karakteri bozulmamış evler, sokak ve meydanlar, 7 bölgeye ayrılarak aslına uygun şekilde restore edilecek.
Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 4. büyük kenti Bursa’da 700 yıldır değişmeden bugünlere gelen Cumalıkızık köyünün, erken Osmanlı kırsal mimarisinin tek örneği olduğunu belirtti.
Cumalıkızık’ın, Osmanlı’nın ilk dönemlerinde kurulan 7 Kızık köyünden biri olduğunu, bu köylerden bugüne kadar gelen tek köyün Cumalıkızık olduğunu anlatan Keskin, ”İşte Cumalıkızık’taki güzelliği, özelliği yaşatabilmek ve 3. bin yıla aktarabilmek adına, belediye olarak bir model proje geliştirdik. Yaşayan Osmanlı köyü Cumalıkızık alt yapısı, meydanları, cumbalı evleri, kadının ayrı erkeğin ayrı çaldığı kapı tokmakları, sokaklarından sulama sularının aktığı özellikli bir yerdir” dedi.
Keskin, belediye olarak vatandaşların buradaki evlerini dışarıdan hiç kimseye satmamalarını istediklerini, bu kapsamda onlara zaman zaman pansiyonculuk, işletmecilik eğitimleri verdiklerini belirten Keskin, şöyle devam etti:
”Köylüler el emeğiyle ürettikleri çeşitli yiyecekleri evlerinin önünde kurdukları stantlarda, köyü ziyarete gelen turistlere satıyorlar. Bunun yanı sıra fiziki bir çalışma yürütüyoruz. Bu kapsamda köyü 7 ayrı bölgeye ayırdık. Buradaki bütün evleri tek tek restore ediyoruz. Projeleri Anıtlar Kurulu’ndan geçirdikçe çalışmalar sürüyor. Dileğimiz buradaki 169 tane tescilli evin, restore edilmesi ve sonra bu güzelliğiyle özelliğiyle turizme açılması. Zaten şu haliyle de turizme açık olduğuna göre, ilerde dünyanın gözbebeği haline gelecek. zaten UNESCO, bizim projemizi dünyanın önemli 10 projesi arasına alma çalışması yapıyor. Cumalıkızık’taki 169 ev, ilk zamanlardaki gibi ama restorasyonları yapılmış olarak geleceğe intikal edecek. Restorasyon sonucunda tarihi evlerin yanı sıra köy meydanı, pazar alanı, otoparkıyla yaşayan bir Osmanlı açık hava müzesini gerçekleştirmiş olacağız.”
-”DÜNYANIN İNCİSİ OLACAK”-
Cumalıkızık’ta yürütülen projenin sadece fiziki bir proje olmadığına da değinen Keskin, şunları kaydetti:
”Aynı zamanda bir ruh da var projemizde. Safranbolu ve Beypazarı’nda olduğu gibi işletmeciler değil de köylüler tarafından işletilmesini istiyoruz. Zaten pansiyonculuk eğitimi vermemizdeki gaye de bu. Vatandaşlarımız evlerinden çıkmadan yapıyoruz restorasyonları. Maddi açıdan da vatandaşlarımızın sembolik katkıları var. Geri kalan masrafı biz ve proje ortaklarımız karşılıyor. Projemiz bittiğinde değil Türkiye’nin, dünyanın incisi olacaktır Cumalıkızık.”
Keskin, projenin maliyetinin 20 milyon liranın üzerinde bir paraya mal olmasının beklendiğini sözlerine ekledi.
Canlı Yayında Rezalet
İbrahim Tatlıses, aynı zamanda ikamet ettiği Seyrantepe’deki binada bulunan Tatlıses TV stüdyosunu bastı. Canlı yayında aniden programa gelip eline mikrofonu alan Tatlıses, “Ercan Seyhan Show” adlı programa konuk olarak gelen Medyum Mustafa Kılıç’ı canlı yayından kovdu.
Canlı yayında küfür ve tehditler savuran Tatlıses, “Sen ne biçim adamsın kapıdan kovuyoruz bacadan giriyorsun. Kemiklerini kırmadan burdan gidiyorsun” diyerek Mustafa Kılıç’ı programdan çıkarttı.
Sabıkalı pist Haziran’da biter
Atatürk Havalimanı’nda, kazalar nedeniyle adı ’sabıkalı’ya çıkan 06/24 pisti için DHMİ Genel Müdürü Birdal “Haziran sonunda yenileme biter” dedi
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Orhan Birdal, Atatürk Havalimanı’nın hazirana kadar kapalı olacak pistiyle ilgili HABERTÜRK’e ‘sabıkalı pist’in başında anlattı. Atatürk Havalimanı önümüzdeki günlerde inşalar sebebiyle kapalı kalacak; hava trafiğinde sıkıntılı günler yaşanacak. Kamuoyunun merak ettiği soruları 06/24 pistinin başında sordum, kendisi de cevapladı.
- Bu pist uzatılıp diğer çalışmalar da bittiği zaman Atatürk Havalimanı’na katkısı ne olacak?
Şu anda mevcut 06/24 pistinin uzunluğu 2300 metre. Ataköy istikametine doğru 250 metre uzattığımızda 2550 metre olacak. 2300 metrelik pist yeterli. Ancak inişte uçakların durma mesafesini artırmak ve daha önce yaşanan pistten çıkma hadiselerini ortadan kaldırmak için iyileştirme çalışması yapıyoruz. Florya tarafında yaklaşık 7 metreye yakın bir çukurluk var. Bu çukurluğu da dolduracağız.
- Pistteki çukurun kazalardaki payı ne kadardı?
Çok payı olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bu tamamen uçakların pist başına teker koyup koymamasıyla alakalı bir şey. Eğer siz pist başına tekerlek koyamazsanız pistin ortasına yakın bir yerine tekerlek koyarsanız
pistten çıkmak kaçınılmaz olur, çünkü pistin boyu belli. Pisti uzatmakla, üzerinde durma mesafesini de artırmış olacağız. Yine pistin üzerinde kalış süresini en aza indirmek için hızlı çıkış taksi yollarının sayısını artıracağız. Bunu sadece bu pist için değil ana pist ve diğer pistler için de yapacağız.
- Bunun havalimanının saatlik kapasitesine bir katkısı olacak mı?
Saatlik kapasiteyle ilintisinin olup olmadığını daha sonra uygulamaya geçtikten sonra tespit edeceğiz. Çünkü bunlar tamamen bilimsel tespitler ve pilotların buna reaksiyon göstermeleri ile de alakalı. Yani ne kadar zaman içerisinde buna uyum sağlayacaklar, onlar da hızlı hareket edip kalkış müsaadesi aldıklarında piste girip hemen kalkabilecekler mi? İnen uçak ilk taksi yolundan pisti terk edecek mi? Ama en azından trafik rahatlayacak ve pisti daha efektif kullanabileceğiz.
- Pistin çukur kısmına ne kadar dolgu yapılacak?
Yaklaşık 1200 metre uzunluğunda bir alana 6 metre yüksekliğin üzerinde dolgu yapılacak. 1200 metre çok uzun bir mesafe. Ancak planlanan tarihte bitirmek zorundayız çünkü bu pistin inşaatı Türk sivil havacılığı için çok önemli bir yatırım. Teknik olarak yabancı danışmanlardan da hizmet alıyoruz. Dünyada buna benzer yapılan işler referans alınıyor. Dolayısıyla iş bittiğinde çok önemli bir yatırım yapılmış olacak.
‘DENİZDEN DE DAHA FAZLA UZATMANIN İMKÂNI YOK’
- Bu pist 2550 metre olacak. Daha fazla uzatılamaz mıydı?
Uzatma şansı yoktu. Biz, Ataköy’den havaalanına gelen yolu öteledik. Pisti 250 metre uzatıyoruz ama bunun dışında stopway dediğimiz, güvenlik alanı sahası dediğimiz bölümleri de oluşturmamız gerekiyor. Burada aslında 400 metrenin üzerinde bir mesafeyi uzatıyoruz.
- Deniz tarafına uzatılamaz mıydı?
1/8 pisti diğer 3/6 pistini kesiyor; sadece iniş için kullanırsanız problem yok ama iniş kalkış için kullandığınızda o pisti keseceği için çok fazla anlamı bulunmuyor.
‘Düzenlemeyle pist, 60 yıl daha kullanılabilecek’
- Neden pist kış aylarında kapatılmadı da hazirana kadar kapalı kalacak?
Aslında 06/24 pistinin inşaatı ve onarımını trafiğin düşük olduğu sezonda yapıyoruz. Buradaki çalışmalar sadece pistin üzerindeki çalışmalardan ibaret değil. Aylar önce dolgu çalışmalarına başladık. Doldurma işi çok hızlı yapıldı. İstanbul trafiğinde binin üzerinde kamyon pist başına dolgu malzemesi taşıdı. Pistin üzerine yapacağımız dolguyla ilgili malzemeyi de getirdik. Pist haziran sonuna kadar kapalı kalacak çünkü son kaplamanın yapıldığı zaman yağış, soğuk olmaması gerekiyor. Bu pistin uzun ömürlü olabilmesi için hava sıcaklığının belli bir derecenin üzerinde olması ve özellikle yağışın olmaması gerekiyor. 06/24 pisti 1953’te o zamanın teknolojisiyle yapılmış. Yeni yapacağımız düzenleme ve iyileştirmenin bir 60 yıl daha hizmet vermesini istiyoruz. o kadar süre olmasa bile 25–30 yıl sorunsuz olarak hizmet vermesini istiyoruz.
‘Hava Kuvvetleri’nin sahası apron olabilir’
- Havalimanının uçak park alanı sorunu da çözüm bekliyor. Hepsi çözülürse havalimanının kapasitesi ne olur?
Atatürk Havalimanı’nın darboğazlarından bir tanesi pistlerin kesişen konumda olmasıydı. Pistin yönünü değiştirme gibi bir şansımız yok. İkincisi apron kapasitesi itibarıyla bir sıkışıklığımız söz konusuydu. Onu da yer hizmet kuruluşlarının kullandığı bölgeyi kaldırarak çözmeyi planlıyoruz. Yeni kargo tesisleriyle birlikte, apronun orta bölümünü de boşaltıp sadece apron olarak kullanmayı planlıyoruz. Yine Hava Kuvvetleriyle bakanlığımız ve DHMİ olarak müşterek çalışmamız var. Eğer o çalışma neticelenirse Hava Kuvvetleri’nin yer aldığı sahayı da apron olarak kullanmayı planlıyoruz.
- Askeri bölge DHMİ’nin yani sivil havacılığın kontrolünde mi olacak?
Büyük bir kısmı sivil havacılığın kullanımına verilmiş olacak, DHMİ kontrolünde yani Atatürk Havalimanı’nın kapasitesini biraz daha arttırmış olacağız.
- Uçak park alanı sorunu oluşacak mı?
Oluşmayacak. Bunları yaptıktan sonra Atatürk Havalimanı’nda şu anda 97 olan park alanı kapasitesini 150 civarına çıkartmış olacağız. Uçamayan uçakların burada bulunmaması için, yine yargıya intikal etmiş konular var. Yargıyla sorunları çözerek onları da buradan göndermek istiyoruz.
Maliyeden ev sahiplerine uyarı mektubu
Kirada birden fazla konutu bulunanlar ile geçen yıl 3 veya daha fazla gayrimenkul satanlar dikkat!!! Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, kirada birden fazla konutu bulunan ev sahipleri ile geçen yıl 3 veya daha fazla gayrimenkul satarak, değer artış kazancı elde eden toplam 20 bin kişiye birer uyarı mektubu gönderdi. Başkanlık vergi kanunlarına gönüllü uyumu temin etmek amacıyla toplam 10 bin mektubu ev sahibi olup bundan kira geliri elde eden mükellefe, 10 bin mektubu da gayrimenkulden kazanç artışı sağlayanlara yolladı. Mektupta mükellefleri vergi mevzuatından doğan ödevleri konusunda bilgilendiren Başkanlık, gelir vergisinde genel beyan döneminin 25 Martta sona ereceğine dikkat çekerek, gayrimenkul sahiplerinden yükümlülüklerini yerine getirmesini istedi. Başkanlık, aksi halde mükelleflerin cezai işlemle karşı karşıya kalacağını hatırlattı.
EV SAHİPLERİNE GÖNDERİLEN MEKTUP
Gayri Menkul Sermaye İradı ile ilgili olarak ev sahiplerine gönderilen mektupta, mükelleflere çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgiler ışığında belirli sayının üzerinde gayrimenkulü bulunduğu belirtildi. İlgili kanunlar gereği, söz konusu mal ve hakların kiraya verilmesinin vergi yükümlülüğü doğurduğu ifade edildiği mektupta, konutların kiraya verilmesi suretiyle sağlanan hasılatın 2 bin 600 lirasının vergiden istisna olduğu vurgulandı.
GAYRİMENKUL SATANLAR
Değer Artış Kazançları konusunda gönderilen mektuplar ise Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Merkezinde yer alan tapu bilgileri üzerindeki kontroller sonucunda, son 5 yılda edinilen 3 ve daha fazla gayrimenkulu 2009 takvim yılında satanlara yönelik hazırlandı. Verginin ilk taksiti de 31 Mart akşamına kadar ödenecek. İkinci taksit de, Temmuz ayı içinde yatırılacak. Gelir İdaresi Başkanlığının 2009 Aralık verilerine göre, Türkiye’de 840 bin 77’si kira geliri, 1 milyon 683 bin 308′i de ticari, zirai ve serbest meslek kazancı ve menkul kıymet sermaye iradı geliri sahibi olmak üzere 2 milyon 523 bin 385 aktif gelir vergisi mükellefi bulunuyor.
Türk şirketinden 120 ülkeye çikolata ihracatı
Üretim hacmi ve üretim teknolojisi baz alındığında ”Avrupa’da ilk 3′e gireriz”Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elif Çoban, üretim hacmi ve üretim teknolojisi baz alındığında ”Avrupa’da ilk 3′e gireriz” dedi.
2009 senesinin bir çok sektör için zorlu bir yıl olmasına karşın, Şölen açısından büyüme ile sonuçlandığını anlatan Çoban, ”Dünya çikolata sektörünün gözleri ‘Şölen yeni ne yapacak’ diye üzerimizde…” dedi.
Sektörde karların çok düşük olduğuna da değinen Çoban, anadolu ajansı muhabirine, sektörün çok rekabetçi olduğunu, kar marjlarının çok düşük olduğunu, katma değerli ürünler yapılmadığı sürece iş yapmanın mümkün olmadığını kaydetti.
Hammadde fiyatlarının son dönemde ciddi bir şekilde arttığını, şeker, fındık süt tozu ve kakao fiyatlarında büyük oranda artışlar yaşandığını, hammadde, enerji ve nakliyedeki artışlarla maliyetlerde yüzde 15′e yakın artış olduğunu dile getiren Çoban, bu artışların tümünü tüketiciye yansıtmanın mümkün olmadığını, maliyetleri tasarrufla dengelemeye çalıştıklarını vurguladı.
Maliyet avantajı nedeniyle bazı şirketlerin Türkiye’de üretim yapmak yerine yurt dışına gitmeyi tercih edebildiğini dile getiren Çoban, ”Bizim böyle bir düşüncemiz yok. Bu ülkede kazandıklarımızı bu ülkede daha fazla yatırıma dönüştürmek istiyoruz. İhracatın istenen düzeylere gelebilmesi için dünya fiyatlarına yaklaşan hammadde ve enerji maliyetlerine yaklaşmamız gerekli” dedi.
Sayıları artan merdivenaltı işletmelerin de sektörü olumsuz yönde etkilediğinin altını çizen Çoban, ”Tüketicinin kaliteli ve gerçek çikolatayı tanımasının sağlığı açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Elif Çoban, yıl içinde 3 yeni ürün daha piyasaya çıkaracaklarını belirterek, ”Yıllardan bu yana Avrupa’da olan ancak Türkiye’de tüketilmeyen bir ürün çeşidi de çıkaracağız” dedi.
TÜBİTAK’LA ÜRÜN GELİŞTİRME
Pazar araştırma ve geliştirmeye bütçenin yüzde 1,5′ini ayırdıklarını, ürünleri yoğun çalışmalar sonucunda hayata geçirdiklerini anlatan Çoban, ”Örneğin Biscolata Stix’i TÜBİTAK’la geliştirdik. Bu ürünü üretebilen teknolojiyi sadece Japonlar yapabiliyordu. Biz o teknolojiyi kendi prosesimizde Türk Ar-Ge’siyle gerçekleştirdik. Türk teknolojisiyle Avrupalıların yapamadığını yaptık” diye konuştu.
İç pazarda çikolatada yüzde 10′luk pazar payına ulaştıklarını açıklayan Çoban, tüketicilerin aklında yenilikçi ürünleriyle ”Şölen yine yapacağını yapmış” şeklinde yer aldıklarını, 3 ay içinde ”Daha önce neden böyle düşünülmemiş” denecek farklı ürünler çıkaracaklarını dile getirdi.
Kişi başı çikolata tüketim baz alındığında bir Türk firmasının bu başarısının daha da dikkat çekici olduğunu vurgulayan Elif Çoban, 20-25 milyon avro yatırım yaptıkları 2009′da 120 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını, 2010′da yaklaşık 400 milyon lira ciro beklediklerini ve ihracat hedeflerinin 140 milyon dolar olduğunu belirterek, ”Türkiye’den en fazla çikolata ihracatı yapan firmayız. Yıllardan bu yana çikolata deyince başta Fransa ve Belçika akla gelir ama artık biz oralara çikolata ihraç ediyoruz. 120′ye yakın ülkeye ihracatımız var. Krizin yoğun hissedildiği dönemlerde dahi ihracatta düşüş yaşamadık” dedi.
Üretim kapasitelerinin 2009′da 600 tona çıktığını ama bunun 400-500 tonunu tam olarak kullandıklarını ifade eden Çoban, ”Üretim hacmini ve üretim teknolojisini düşünürsek Avrupa’da ilk 3′e gireriz” dedi.
8 MART
8 Mart Kadınlar Günü’nün, kadınların iş dünyasındaki etkinliğinin artması ile daha anlamlı hale geldiğini vurgulayan Elif Çoban, bir kadın yönetici olarak, günümüzde kadınların çok daha hızlı bir şekilde iş yaşamına entegre olmalarının yanı sıra, özellikle yönetsel pozisyonlarda ve kurumların karar verici mekanizmalarında yer alıyor olmalarından büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti.
Çoban, bu güzel gelişmelere rağmen kadınların iş yaşamında karşılaştıkları zorlukların belli ölçülerde halen devam ettiğine dikkati çekerek, gerek Türkiye’de gerekse yurt dışına yaptığı ziyaretlerde bu önyargılar ile zaman zaman kendisinin de karşı karşıya kaldığını söyledi.
”Şölen’in başında bir kadın yönetici olması kimi zaman yurt dışında bile şaşkınlık yaratıyor” diyen Çoban, yönetim kadrolarında daha çok kadın yöneticilerin yer aldığını vurguladı.
İşsizlik verileri açıklandı
2009 Aralık döneminde işsizlik yüzde 13.5 oldu
Türkiye’de Aralık döneminde işsizlik oranı yüzde 13,5 olarak belirlendi.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibariyle her ay açıkladığı Hanehalkı İşgücü Araştırması, ”Kasım, Aralık 2009, Ocak 2010” dönemini kapsayan ”Aralık” sonuçlarına göre, Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 29 bin kişi artarak, 3 milyon 361 bin kişiye yükseldi. İşsizlik oranı da 0,5 puanlık azalışla yüzde 13,5 seviyesinde gerçekleşti.
Kasım döneminde ise işsizlik oranı yüzde 13,1 olarak açıklanmıştı. Buna göre işsizlik oranında 0,4 puanlık bir artış meydana geldi.
2005 yılından itibaren Hanehalkı İşgücü Anketinin tahminleri, hareketli üçer aylık dönem ortalamaları esas alınmak kaydıyla aylık olarak yayınlanıyor. Bu seride ilgili üç aylık dönemin ağırlıkları, dönem ortası aya ilişkin nüfus projeksiyonları esas alınarak hesaplanırken, ifade kolaylığı açısından tahminler de dönem ortası ay adıyla ifade ediliyor.
Yunanistan Şokta!
Yunanistan Krizden Çıkmak İçin Acı Bir Reçeteye Razı Oldu.
Krizden çıkmak için ‘acı bir reçete’ye razı olan Yunanistan hükümeti, AB’nin de bastırması üzerine yeni önlemler açıkladı. Önlemler paketine yapılan 4.8 milyar Euro’luk ekleme ile kamu çalışanların maaşında kesinti yapıldı, ödenekler kısıldı. Alkollü içkiye yüzde 20, sigaraya yüzde 65 ek vergi konuldu, emekli maaşları bu yıl için donduruldu.
YUNANİSTAN hükümeti ülkenin bütçe açığının kapatılması yönünde hazırlanan ekonomik istikrar ve kalkınma paketine yeni önlemler eklendiğini açıkladı. Yunanistan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu başkanlığındaki kabine toplantısı sonrasında açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Yorgo Petalotis, alınan önlemleri, kamu çalışanlarının maaşlarında kesinti, Kdv‘nin yüzde 21′e yükseltilmesi, ödeneklerde yüzde 12 kesinti, emekli maaşlarının 2010 yılı süresince dondurulması, akaryakıt fiyatlarında 3-8 sent arası zam, alkollü içeceklerde yüzde 20, sigara fiyatlarında ise yüzde 65 oranında ek vergi uygulanması ve tutarı 35 bin Euro’yu aşan, araba ve yat alımlarını da içeren lüks harcamalara özel ek vergi konulması olarak sıraladı.
13′ÜNCÜ MAAŞTA KESİNTİ
Önlemler çerçevesinde, Yunanistan’da ‘13′üncü maaş’ olarak adlandırılan Noel maaşında yüzde 30, Paskalya ile yaz tatili dönemleri için verilen ve 14′üncü maaş olarak nitelendirilen yarımşar maaş ikramiyelerde ise yüzde 30 oranında kesinti yapıldığı açıklandı. Alınan kararların zor olduğunu ancak zamanında uygulanmaları gerektiğini belirten sözcü, bütçe açığının kapatılması ve ilerleme kaydedilmesi için zaman ile yarış içinde olunduğunu da kaydetti. Petalotis, ülke ekonomisi çökmeden bu önlemlerin alınmasının zorunlu olduğunu da vurguladı. Hükümetin söz konusu önlemler ile 4.8 milyar Euro tasarruf yapmayı hedeflediği belirtildi.
EKONOMİK DÜZENLEMELER HEDEF
Avrupa Birliği’nin (AB) şubat ayı başında mali planını onayladığı Yunanistan, geçen yıl gayrısafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 12.7’si oranındaki bütçe açığını, 2012 yılına kadar GSYH’nin yüzde 3′ünün altına indirmeyi hedefliyor. Yunan hükümeti, kamu sektöründeki israfı azaltacağını ve bu hedefe ulaşmak için vergilendirmede reform yapacağını açıklamış ancak AB, Yunanistan’dan, planladığı adımlar konusunda 16 Mart’a kadar daha fazla ayrıntı vermesini istemişti.
Yorgo Papandreu, dün kabine toplantısı sonrasında Yunanistan Cumhurbaşkanı Karolos Papulyası’a da bilgi verdi. Papandreu, “Ülkenin kâr peşinde koşanların elinden kurtulması, verilen mücadelede hayatta kalınması için Seçim değil zorunluluk teşkil eden kararlar alındı” dedi.
IMF KOZU SONA SAKLANDI
YUNANİSTAN Başbakanı Yorgo Papandreu, kapalı kapılar ardında yapılan ve üç saat süren bakanlar kurulu toplantında “Biz gerekeni yaptık. Sıra AB’ye” dedi. Papandreu’nun, AB’den destek çıkmadığı taktirde IMF ile görüşme seçeneğini elinde tuttuğu belirtildi. Yunanistan Cumhurbaşkanı Papoulias, “AB’nin dayanışma örneği göstermesini bekliyoruz” dedi.
PAKETTE NELER VAR
* Yüzde 4.5-19 arasında değişen Kdv oranı yüzde yüzde 0.5-2 artırıldı. Bu artıştan 1.1 milyar Euro ek gelir planlanıyor. Kdv artışının her bir Yunan aileye yılda 910 Euro’ya mal olacağı hesaplanıyor.
* Satış fiyatı 35 bin Euro’nun üzerinde olan otomobillerin yanısıra yatlara, mücevher ve deri giyime ekstra ‘lüks tüketim vergisi’ konacak.
2009 yılında 100 bin Euro’nun üzerinde geliri olanlardan bir kereye mahsus ekstra vergi alınacak.
* Devlet ve KİT memurlarının üç taksitte (Noel tam maaş, paskalya ve yaz tatilinde yarımşar maaş) ödenen toplam iki maaş ikramiyede yüzde 30 indirim yapılacak. 1 milyar Euro tasarruf getirecek tedbir bu aşamada özel sektörde uygulanmayacak.
* Devlet ve KİT memurlarına maaş dışında yapılan ek ödemelerde yüzde 2 ek kesinti. Ocak ayında da ek ödemelere yüzde 10 kesinti yapılmıştı.
* Akaryakıta 8 sent zam yapılacak. Alkollü içkiye yüzde 20, sigaraya yüzde 65 ek vergi getirilecek. Bu yollada 2010′da 1 milyar Euro ek gelir bekleniyor.
* Kamu yatırımlarında 700 milyon Euro’luk kısıtlamaya gidelecek. Emekli maaşları 2010 yılı sonuna kadar dondurulacak. Maaşların dondurulmasından en az 300 milyon Euro tasarruf yapılacak. Emeklilik yaşı 65′in de üzerine çıkabilecek.
* Cumhurbaşkanı, başbakan ve bakanların temsil harcalamalarında kısıtlamaya gidilecek. Devlet birimlerinde fazla mesai saatleri yüzde 30 azaltılacak.
MART’TA GENEL GREV VAR
YUNANİSTAN Başbakanı Yorgo Papandreu, 5 Mart’ta Almanya Başbakanı Angela Merkel, 7 Mart’ta Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 9 Mart’ta ise ABD Başkanı Barack Obama ile bir araya gelecek. Öte yandan, Yunanistan Kamu Çalışanları Konfederasyonu (ADEDY), ekonomik düzenlemeleri protesto etmek amacıyla tüm çalışanları 16 Mart’ta 24 saatlik greve çağırdı.

