Gündem

Deniz Baykal Malta sürgünlerini hatırlattı

Yazan : AdSıZz 26 Şubat, 2010 (0) Yorum

CHP lideri Balyoz soruşturmasını böyle değerlendirdi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ”Balyoz Güvenlik Harekatı Planı” iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmayı, ”Bu hukuk süreci değil, siyasal hesaplaşma sürecidir” diye değerlendirdi. Baykal, ”faşizmden demokrasiye geçen ülkelerde, bu çapta bir tasfiye, sindirme operasyonu gerçekleşmediğini” belirterek, ”Sabaha karşı 4′te kapınız çalındığında ‘olsa olsa sütçüdür’ diyebiliyorsanız demokrasi vardır” dedi.

Baykal, bildiği kadarıyla hiçbir demokratik ülkede, bu kadar büyük, çarpıcı bir operasyon olmadığını ifade etti.

Deniz Baykal, ihtilaller, isyanlar yaşayan Türkiye’de böyle bir olay gerçekleşmediğini, büyük olayların yaşandığı ülkelerde dahil böyle bir manzara ortaya çıkmadığını, askeri müdahalenin olduğu Yunanistan’da böyle bir tablonun görülmediğini söyledi. Baykal, faşizmden demokrasiye geçen ülkelerde, bu çapta bir tasfiye, sindirme operasyonu gerçekleşmediğini dile getirdi.

Demokrasi ve hukuk devletini, ”öngörülebilirlik rejimi” olarak nitelendiren Baykal, ”Sabaha karşı 4′te kapınız çalındığı zaman, ‘olsa olsa sütçüdür’ diyebiliyorsanız, demokrasi vardır. Sabaha karşı 4′te ister hukuk adamı, ister siyaset adamı, gazeteci, emekli asker, görevde asker olun, kapı çalındığında ‘eyvah geldiler’ demek durumunda kalıyorsanız, eğer korku sizin ruhunuza işlediyse ve bunda haklıysanız, o ülke demokratik ülke olmaktan çıkmış demektir” görüşünü dile getirdi.

-”7 YIL BOYUNCA NEYİ BEKLEDİNİZ?”-

Tutuklamalar karşısında vatandaşın doğal olarak ”Niçin?” diye sorduğunu vurgulayan Baykal, şöyle devam etti:

”(Bunlar, önümüzdeki aylarda darbe yapacaklardı, bir darbe girişimi içindeydiler, şimdi elleri tutuldu, o nedenle gözaltına alındılar) mı diyoruz? Aklı başında hiç kimse bu insanların böyle bir darbe gerçekleştirme çalışması içinde şu anda bulundukları kanaatinde değil. Bunlar, geçmişte güç ellerindeyken, darbe yapmaya fiilen giriştiler ve yapamadılar, bu anlaşıldı, şimdi hesap sormak üzere mi gözaltına alıyoruz? 2003′te bu iş olmuş, 7 yıl boyunca bu insanlar, bu darbe projesini ortaya koyduklarında, bunu kendi Silahlı Kuvvetler düzeni içinde birilerinden mi sakladılar, o zamanki askeri hiyerarşi, Genelkurmay Başkanı, diğer askeri yetkililer bundan haberdar değil miydi? Onların yaptıkları iş, Silahlı Kuvvetlerin bir kurum olarak, ortak sorumluluğu içinde yapılmış bir iş miydi değil miydi? Bunlar onlardan ayrı bir iş yapıyordu, gizli mi yapıyorlardı? Bir askeri tatbikat vesilesiyle, aslında bir askeri darbeye yönelik bir proje ortaya koymuşlar. Bu tatbikattan, Genelkurmayın, bütün yetkililerin, Milli Savunma Bakanı’nın haberi var, saklı gizli bir şey değil. Bu arada ’sen askeri darbe planlaması yapıyorsun’ diye düşünmüşler? 7 yıl sonra mı düşündünüz? O zaman niye harekete geçmediniz? 7 yıl boyunca neyi beklediniz? ‘Bilmiyorduk, yeni öğrendik’ Allah Allah, her şey ortada, resmi bir tatbikat uygulaması, gizli, kapalı bir olay yok, açık bir olay var. O açık olay, darbe hazırlığıymış. Bu hazırlığı sadece bu 48 kişi mi yapmış? Bu 48 kişi bunu yaparken, onların kumandanları, amirleri, onların bakanları, başbakanları neredeymiş?”

-”PİJAMASINI GİYMİŞ, AYAĞINDA TERLİKLERİ”-

Baykal, yapılan işin arkasında, gelecekte bir darbeyi önlemek için tedbir almanın yatmadığını, geçmişte kimsenin haberdar olmadığı gizli bir darbe organizasyonuyla ilgili hesap sormanın bulunduğunu söyledi.

O zamanki komutanlardan hesap sorulduğunu vurgulayan Baykal, o zamanki komutanların da ”pijamasını giymiş, ayağına terliğini geçirmiş, televizyon seyrettiğini” ifade etti.

”7 yıl geçmiş aradan, emekliye ayrılmış, hesabı şimdi mi soruyorsun?” diyen Baykal, şunları kaydetti:

”Şimdi birileri, hangi ihtiyaçtaysa, bu konuda dava açma kararı almışlar. Çok çeşitli teoriler var, o ihtiyacın neden hissedildiği konusunda. Ama hiçbir zaman hukukun gereği budur anlayışı yok. Kimisi diyor ki, ‘muhtemel parti kapatma davasına karşı gözdağı vermek üzere düğmeye basıldı.’ İnsanların hayatlarıyla, özgürlükleriyle, kendi siyasi hesaplarınız için uğraşmayı nasıl kabul edebilirsiniz, nasıl bunu gerçekleştirebilirsiniz? Bu kadar ucuz mu bu işler? Türkiye böyle bir manzaranın içinde. Sen, ‘darbe düşüncesiyle tatbikat yaptılar’ diye 7 yıl sonra hesap soruyorsun, fiilen askeri müdahaleyi gerçekleştirenler hakkında niçin harekete geçmiyorsun? ‘Anayasanın geçici 15. maddesi hukuk koruması getiriyor’ diyorsan, aylar öncesinden ‘kaldıralım’ dedik. ‘Kafanın arkasında darbe projesi var’ diye insanları toplayıp, hesap sormaya kalkıyorsun. Bu hukuk süreci değildir, bu bir siyasal hesaplaşma sürecidir.”

-”İNTİKAM ALMA HEVESİ…”-

Baykal, bunu 2 gün önce AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan’ın açıkça ifade ettiğini, açıklamaların, ağızdan kaçmış bir söz olmadığını söyledi.

Doğan’ın, ”Biraz oyumuz gerilirse, Ergenekoncular çok kötü intikam alır…Bu memlekette kimin kızının başının örtülü olduğu, kimin çocuğu imam hatibe gidiyor, kim namazında, oruç duyuyor, hepsini fişlemişler” dediğini belirten Baykal, aralarında namazında, niyazında, orucunu tutan, muhafazakar milyonlarca insan bulunduğunu kaydetti.

”Kimin haddine bunu fişlemek?” diyen Baykal, partilileri, kendilerini destekleyenler arasında da milyonlarca başörtülü olduğunu söyledi. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Kim kimi fişliyor, ne biçim laf bu? Kendilerini haklılık zemini bulmak için böylesine iftiralar, haksızlıklar yapmaktan geri kalmıyorlar. İnsanları korkutacak. ‘Şimdi biz onları fişliyoruz’ diyor. Bu, olayın çok açık, dürüst şekilde ifade edilmesidir. ‘Geçmişte bize yapıldı’ dediği işler, hiçbir şekilde bugün kimsenin içine sindirebileceği işler değildir. Hiç böyle bir ayırımı, uygulamayı kabul etmek mümkün değildir. Bugün yaşanan olayları, sakın ha kimse ‘hukuktu, demokrasinin işleyişi’ diye izah etmeye kalkmasın. Bunun altında, bir hesaplaşma duygusu, kararı, bir intikam alma hevesi, arayışı var.

‘Ergenekon’ dediğimiz de aslında budur. Türkiye manzarasına baktığımız zaman, sanki Türkiye’de darbe yapıldı. Duymadık, haberimiz yok ama Türkiye manzarasına bakınca bir darbe yapıldığı duygusu, düşüncesi var. Ya da Türkiye işgal edildi, yabancı güçler, Türkiye’ye el koydu, kendi çıkarları doğrultusunda, bu memleketi allak bullak etmek üzere her yere elini uzatmaya başladılar. Yani Malta sürgünleri yeniden Türkiye’nin gündemine geliyor. Türkiye’yi kendi amaçlarına hizmet eder noktaya sürükleyebilmek için, uydurma suçlamalar dolayısıyla hesap sorabilmek için, yargılayacağız diye geçmişte İstanbul’u işgal eden yabancı gücün girişimiyle bu memleketin evlatları toplanmış Malta’ya sürgüne gönderilmiştir. En ağır suçlamalar ortaya atılmıştı. Daha sonra yargılamalardan hiçbir şey ortaya çıkmadı. Hepsi şerefli vatansever insanlar olarak topluma döndüler. Şimdi Türkiye tekrar böyle bir tabloya doğru sürüklenmek isteniyor. Bu manzara başka türlü izah edilemez. ”

Kategoriler : Gündem Etiketler : , ,

Komutanlar istifa edeceklerse kendileri bilir

Yazan : AdSıZz 26 Şubat, 2010 (0) Yorum

Tartışmaya BDP de katıldı

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ‘Balyoz’ darbe planı kapsamında gözaltına alınan emekli paşalardan dolayı komutanların istifa edeceği yönündeki iddialarla ilgili çok ilginç bir yorumda bulundu ve yapılması gerekenleri söyledi…

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ‘Balyoz’ darbe planı kapsamında gözaltına alınan emekli paşalardan dolayı komutanların istifa edeceği yönündeki iddialarla ilgili, “Kendi personelleri gözaltına alındı veya suç işlediği iddiasıyla tutuklandı diye istifa edeceklerse; kendileri bilir. İstifa da bir haktır. Herhalde hükümet de acilen o istifaların yerine atama yapar, bu iş çözülür. Çok büyütecek bir kriz olmaz diye düşünüyorum.” dedi.

Demirtaş, hukukun bağımsızlığı, tarafsızlığından, yargıya yönelik baskıdan rahatsızlık duyduğundan söz eden herkesin şu günlerde eski sözlerini hatırlamalarını istedi.

Partisinin düzenlediği “28 Şubat’ın 13. Yılında Askeri Vesayet ve Laiklik” konulu panel öncesi gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplayan Demirtaş, uzun süredir ortalıkta dolaşan ‘Balyoz’ darbe planı, Özden Örnek’in günlüklerinden çıkan ‘Sarıkız ve Ayışığı’ darbe planlarıyla ilgili bugüne kadar bir adli tahkikat yürütülmediğini hatırlattı.

Demirtaş, şöyle konuştu:

“Tabi yargılamanın sonucu ne olur, bilmiyoruz. Fakat hukukun bağımsızlığı, tarafsızlığından, yargıya yönelik baskıdan rahatsızlık duyduğundan söz eden herkes, şu günlerde eski sözlerini hatırlamalıdır. Şimdi generallerin toplanıp yargıya ültimatom verir gibi başbakan yardımcısını çağırması, başbakan yardımcısının Adalet Bakanı Müsteşarı’yla görüşmesi; bunlar kafalarda şüphe uyandırıyor. Fakat hukukun bağımsızlığı, yargı ne hale geldi, kim çok basınç uygularsa o mu tahliye sağlıyor? O günleri mi yaşıyoruz, bilmiyoruz. Doğrusu bu kadar belediye başkanımızın, il başkanımızın, parti yöneticimizin rahat bir şekilde tutuklandığı bir durumda, generallerin, başsavcıların tutuklanıp içeri atıldığı bir durumda, yargı kendi güvenirliliğini zedelemiş oldu. Hükümet de buna ciddi bir katkı sundu.”

Kategoriler : Gündem Etiketler : ,

Türk: Sırrı Bey’in Söyledikleri Doğru

Yazan : |3uRaK 26 Şubat, 2010 (0) Yorum

Kapatılan DTP Genel Başkanı Ahmet

Türk, BDP Milletvekili Sırrı Sakık’ın söylediklerinin doğru olduğunu söyledi.Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda ünlü tiyatro sanatçısı Haldun Dormen’in, Kürtçe olarak sahnelediği ”Bir Kış Öyküsü ” müzikalinin arasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Türk, CHP’lilerle görüşmelerinin doğru olduğunu belirtti.

Eşref beyin de bunu inkar etmediğini ifade eden Türk, şöyle dedi:

”Sırrı beyin söyledikleri doğru. Biz o dönemde ittifak yapmayı esas alıyorduk. Yakın gördüğümüz de CHP idi. Sosyal demokrat bir parti ile ittifak yapmamız da gayet doğaldı. Şimdi orada yaptığımız görüşmeler daha önce Sırrı beyin yansıttığı şekilde, bizde zaten söyledik. Ama burada bir cümleyi özellikle düzeltmek istiyorum. ‘Halk tarafından bilinen bazı insanlarla ben bunu götüremem. Size yakın, sizin istediğiniz fakat Türkiye kamuoyunun bilmediği bazı isimleri getirirseniz, olur.’ Bizde hayır olmaz öyle şey, partinin genel başkanı var, parti var dedik.”

Türk, gazetecilerin, ”militan mı istediler?” şeklindeki sorusu üzerine de, ”Militan değil. ‘Sizin söyleyeceğiniz, sizin göstereceğiniz insanlar, ama kamuoyunun tanıdığı isimler olmasın’ dediler” diye konuştu.

Kategoriler : Gündem Etiketler :

Başsavcı’dan açıklama

Yazan : AdSıZz 24 Şubat, 2010 (0) Yorum

Şu anda bir soruşturma yok. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, ”Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bağımsız ve tarafsız bir kurumdur, hiç bir kesimin etkisinde kalmaz” dedi.

Yalçınkaya, Sheraton Otel’de düzenlenen, ”Yüksek Yargı Kurumlarının Avrupa Standartları Bakımından Rollerinin Güçlendirilmesi Ortak Projesi”nin açılış konferansına katıldı.

Yalçınkaya, konferans sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. ”Habur Sınır Kapısı’nda kurulan mahkemede terör örgütü üyelerinin yargılanması ile Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in tutuklanmasıyla ilgili süreç hakkında inceleme başlattıklarının hatırlatılması” ve ”Yazışmalarınızı Adalet Bakanlığı üzerinden mi yapıyorsunuz?” sorusu üzerine Yalçınkaya, ”Genelde Adalet Bakanlığı ile yazıştık” diye konuştu.

”AK Parti hakkında yeni bir kapatma davası açacağınız konuşuluyor” denilmesi üzerine Yalçınkaya, şunları söyledi:

”Bu konuda biraz da basının, köşe yazarlarımızın hataları oldu. Tahminlerde bulunuyorlar, bu tahminler her zaman doğru olamaz. Yani Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bağımsız ve tarafsız bir kurumdur, hiç bir kesimin etkisinde kalmaz. Biraz evvel de açıkladığım gibi inceleme ile soruşturmayı ayrı tutmak lazım. Yani inceleme safhasında her parti hakkında yapılan bir inceleme vardır. Burada basın mensuplarının yazdıkları, her gazete, köşe yazarlarının yazıları inceleniyor, değerlendirmeler yapılıp sonuca varılıyor. Bunları bilmeniz için söylüyorum.”

Bir gazetecinin, ”Kapatma davası ile ilgili inceleme safhasından soruşturma safhasına geçildiği izlenimi edinebilir miyiz?” şeklindeki sorusuna da Yalçınkaya, şu yanıtı verdi:

”Hayır, yanlış. Sadece ‘inceliyoruz’ dedim. İncelemenin anlamı şu, yani ihbarları basın yapıyor, biz onları ihbar sayıyoruz. Köşe yazarlarımızın yorumlarını, sizlerin haberlerini ihbar kabul ediyoruz ve bunların doğru olup olmadığını değerlendiriyoruz. İnceleme bu demektir. Şu anda da bu aşamada. Eğer incelemede deliller ciddi bir hal alırsa o zaman soruşma safhasına geçilecek, soruşturma safhası o zaman başlayacak. Öyle bir açıklama da yapmadım.”

”18 siyasi parti var. ‘18 parti için inceleme ne ise AK Parti için de odur’ diyebiliyor musunuz?” sorusuna ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya, ”Evet, diyebiliriz. Zaten bağımsız ve tarafsız bir inceleme dememizin anlamı o değil mi?” cevabını verdi.

Kategoriler : Gündem Etiketler : , ,

BALYOZ SORUŞTURMASI

Yazan : AdSıZz 24 Şubat, 2010 (0) Yorum

8 ASKER DAHA TUTUKLANDI

”Balyoz Planı” iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında savcılıkça ifadeleri alınan ve mahkemeye sevk edilen 3 muvazzaf subayın da aralarında bulunduğu 8 asker tutuklandı.

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılarınca ifadeleri alınan 3 muvazzaf subayın da aralarında yer aldığı 8 asker İstanbul Nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce tutuklandı.

Tutuklanan askerlerin isimleri

Emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın
Emekli Tuğgeneral İzzet Ocak
Emekli Albay Kubilay Aktaş
5 muvazzaf subay

Son 8 askerle beraber tutuklanan asker sayısı 20′ye yükseldi.

5 muvazzaf subay ile emekli Tuğgeneral İzzet Ocak, emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın ve emekli Albay Kubilay Aktaş, haklarındaki tutuklama kararının ardından Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nden çıkarılarak cezaevine götürüldü.

Kategoriler : Gündem Etiketler :

Türk-İş’te şok istifa!

Yazan : AdSıZz 23 Şubat, 2010 (0) Yorum

Mustafa Türkel görevinden ayrıldı

Tek Gıda İş Başkanı Mustafa Türkel, Türk İş Genel Sekreterliğinden istifa etti

Kategoriler : Gündem Etiketler :

CUMHURİYET TARİHİNDE İLK

Yazan : AdSıZz 22 Şubat, 2010 (0) Yorum

ESKİ KUVVET KOMUTANLARI GÖZALTINDA

Türkiye dün sabah saatlerinde Cumhuriyet tarihinde bir ilki yaşadı. ‘Balyoz Darbe Planı’ iddiaları kapsamında eski Kuvvet Komutanları gözaltına alındı. Eski 1. Ordu Komutanları emekli Orgeneral Ergin Saygun ve emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın gözaltına alınmasıyla 2002′den bu yana görev yapan mevcut komutan hariç tüm 1. Ordu Komutanları gözaltına alınmış oldu. Daha önce de Ergenekon soruşturması kapsamında eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon gözaltına alınmıştı.

‘Balyoz Darbe Planı’ iddiasıyla ilgili dün İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli adreslere baskınlar düzenlendi. Operasyonlar kapsamında Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına, eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Ergin Saygun ile planın altında imzası olduğu iddia edilen eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ile çok sayıda muvazzaf ve emekli asker gözaltına alındı. Sabah erken saatlerde başlayan operasyonlar Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşerken, gelişmeler üzerine Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ 3 günlük Mısır gezisini erteledi.

Bu gözaltılarla birlikte Türkiye’de ilk kez kuvvet komutanları gözaltına alınmış oldu. Daha önce Ergenekon soruşturması kapsamında eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur gözaltına alınmıştı.

Gözaltılar ve aramalarla birlikte ortaya çıkan çarpıcı bir detay daha var. Eski 1. Ordu Komutanları emekli Orgeneral Ergin Saygun ve emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın gözaltına alınmasıyla 2002′den bu yana görev yapan mevcut komutan hariç tüm 1. Ordu Komutanları gözaltına alınmış oldu. Daha önce de Ergenekon soruşturması kapsamında eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon gözaltına alınmıştı.

1. Ordu’da darbe hazırlıklarıyla ilgili daha önce çeşitli iddialar gündeme gelmişti. Ergenekon davasının tutuklu sanığı Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Mustafa Balbay’ın günlüklerinde yer alan bir bilgiye göre; dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’un Balbay’a “1. Ordu darbe hazırlıklarını tamamladı” şeklinde beyanda bulunduğu iddia edilmişti. Balbay’ın günlüklerinde geçtiği öne sürülen bu görüşme notları Ergenekon iddianamesine de girmişti.

Kategoriler : Gündem Etiketler : , ,

“One minute dış politikamızın temel taşı”

Yazan : AdSıZz 22 Şubat, 2010 (0) Yorum

Başbakan Erdoğan, İspanyol El Pais Gazetesi’ne konuştu
El Pais’in genel yayın yönetmeni Javier Moreno’ya konuşan Başbakan Erdoğan, Davos olayının Türkiye’nin dış politikasının temel taşı olduğunu belirterek, “Kararlılık felsefesine sahibiz. Bu omurgası olan bir dış politika” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin Suriye ve İsrail arasında arabuluculuk görüşmelerini yürüttüğü sırada, İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırıyla ilgili, “Hislerimi çok sert bir kelimeyle ifade etmek istemiyorum ama bize karşı samimi bir tavır göstermediler” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, her şeye rağmen “Türkiye, Ortadoğu’da halen kilit bir rol üstlenebilir” mesajını verdi.

“Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, Türkiye’nin arabulucuğuna güveniyor” diyen Erdoğan, “Suriye’nin diyaloğa hazır olduğunu, ancak esas olanın kuralları belirlemek olduğunu” kaydetti.

Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu ile telefonda bile görüşme yapmadığını söyleyerek, “Netanyahu ile görüşmedim. Kendisini basından tanıyorum. Peres ve Ehud Barak ile birçok kez görüştüm. İsrail yönetiminden diyaloğu devam ettirdiğim kişiler bunlar” ifadeleri kullandı.

Türkiye’nin dış politikasında kayma veya bir tarafa yakınlaşma olduğu iddialarıyla ilgili olarak da Erdoğan, “Türkiye, başka ülkelere hakaret etme veya onlardan uzaklaşma lüksüne sahip değil. Asla, Batı’ya yaklaşmak için Doğu’dan uzaklaşmadık, ya da tersi olmadı. Normalleşen bir dış politikamız var. Nehir yatağında akar diye bir deyimimiz var ve dış politikada nehir şimdi yatağında bulunuyor” dedi.

Başbakan Erdoğan, İran’ın nükleer enerji programını sivil amaçlı yürüttüğü yönündeki açıklamalarıyla ilgili olarak da, “Bana söylediklerine inanmak durumundayım ama yarın ne olur bilmem. İran ile çok önemli ilişkilerimiz var. Bize en çok gaz satan ikinci ülke. Stratejik ilişkilerimiz var. Sorunu diplomatik yollardan çözmemiz gerekir. Kimse müzakere masasından kalkmamalı. Sonuna kadar diplomasi” diye konuştu.

“İsrail’in tek taraflı olarak İran’ın nükleer tesislerine saldırma olasılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu da Başbakan Erdoğan, “Bölge için felaket olur. Sonuçları tahmin edilemeyecek bir felaket. Hayal etmek, yorum yapmak bile istemiyorum” diye yanıtladı.

-AB ÜYELİK SÜRECİ-

Türkiye’nin AB üyelik sürecine de değinen Erdoğan, “AB, bizden istediklerini hiçbir ülkeden talep etmedi” dedi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Türkiye’nin üyelik sürecine ilişkin tutumlarını değerlendiren Erdoğan, “Bu, Türk halkının Almanya ve Fransa ile ilgili olumlu düşüncelerini olumsuza çeviren bir durum. Avrupa’da 5 milyon Türk vatandaşı var. Gayriresmi olarak AB’ye girmiş durumdayız. Fransa ve Almanya’nın bize yaptıkları doğru değildir, maçın ortasında kuralları değiştirmektir. AB’ye girmememiz için AB kurallarında olmayan koşulları bize şart koşuyorlar” ifadelerini kullandı. Erdoğan, gerek Sarkozy gerekse Merkel ile Türkiye’nin AB süreciyle ilgili konuları defalarca konuştuğunu ve birçok konuda hemfikir olduklarını ancak “sırtını döndüğünde işlerin değiştiğini” söyledi.

Türk toplumunun, “Müslüman ancak laik ve demokratik” olduğunu vurgulayan Erdoğan, bir başka soru üzerine de, “Entegrasyonu müzakere etmekte hiçbir sorunumuz olmayacak. Ama konuştuğumuz asimilasyon ise sorun olacaktır. Eğer bize bir kültürel asimilasyonu zorlayacak olurlarsa tavrımız farklı olacaktır” cevabını verdi.

Kategoriler : Gündem Etiketler : , ,

“Demokratik toplumlarda böyle olaylar yaşanmaz”

Yazan : AdSıZz 22 Şubat, 2010 (0) Yorum

“Demokratik toplumlarda böyle olaylar yaşanmaz”
Baykal’dan ”Balyoz Darbe Planı” gözaltılarına ilişkin değerlendirme

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ”Demokratik toplumlarda böyle olaylar yaşanmaz. Böyle olayların yaşanması Türkiye’de ne hukukun, ne de demokrasinin istikrarlı bir şekilde işlemediğini gösterir” dedi.

Müjdat Gezen’in 50. sanat yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliğe katılmak üzere TİM Maslak Show Center’a gelen Baykal, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

”Balyoz Planı” iddiaları çerçevesindeki son gözaltılara ilişkin Baykal, gelişmeleri üzüntü ve kaygıyla izlediklerini belirterek, şunları kaydetti:

”Demokratik toplumlarda böyle olaylar yaşanmaz. Böyle olayların yaşanması Türkiye’de ne hukukun, ne de demokrasinin istikrarlı bir şekilde işlemediğini gösterir. Ancak darbe dönemlerinde böyle manzaralar ortaya çıkar. Bir süre önce toplumda yüksek sorumluluklar üstlenmiş saygın ve başarı görevler vermiş insanların birden bire böyle suçlanıyor olması, suçluluklarının altında nelerin yattığıyla ilgili kamuoyunu tatmin edecek açıklamaların yapılamamış olması, gerçekten üzüntücü verici olmasına neden oluyor. Kaygıyla izliyoruz bu tabloyu. Sanki Türkiye işgal edildi, bir yabancı güç geldi, Türkiye’yi allak bullak ediyor ya da bir darbe yapıldı, darbeyle iş başına gelenler ülkenin saygın isimlerini hedef haline getirmişler, onlara yönelik kampanyalar yapıyorlar. Üzüntü verici bir manzara.”

Kategoriler : Gündem Etiketler : , , ,

Yargı Köşk’e çıkıyor

Yazan : AdSıZz 22 Şubat, 2010 (0) Yorum

Cumhurbaşkanı Gül Yargıtay ve Danıştay Başkanlarıyla görüşecek

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Danıştay Başkanı Mustafa Birden’i bugün Çankaya Köşkü’nde kabul edecek. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, saat 11.00′de Yargıtay Başkanı Gerçeker ile saat 16.15′te de Danıştay Başkanı Birden ile Çankaya Köşkü’nde bir araya gelecek. Görüşmelerde son günlerde yaşanan “yargı krizine’ ilişkin görüş alış verişinde bulunulması bekleniyor.

Kategoriler : Gündem Etiketler :