Yaşam
Pasta yüzünden kocasını öldürdü
Borçlarını ödemekte zorlanan adam ardında 8 yetim bıraktı. Van’da kocasıyla tartışan A.T., 17 yıllık eşini bıçaklayarak öldürdü. Kocasının ev yaptırdığı için borçlandığını ve psikolojisinin bozulduğunu söyleyen A.T., çocuklarına pasta yaptığı için eşinin tepki gösterdiğini ve tartıştıklarını söyledi. Cezaevine gönderilen kadın geride en küçüğü 2 aylık, en büyüğü 14 yaşında 8 çocuğunu bıraktı.
Van’da yaşayan 30 yaşındaki A.T., 17 yılık eşi Sait T.’yi bıçaklayarak öldürdü. A.T., savcılıkta verdiği ifadesinde, eşinden sürekli şiddet gördüğünü söyledi. Yeni ev yaptırdıkları için eşinin borçlandığını ve psikolojisinin bozulduğunu belirten A.T., “Borçları vardı. Bunalıma girmişti, sürekli beni dövüyordu. Mutfakta çocuklarıma pasta yapıyordum. Büyük oğlumdan bakkaldan yumurta almasını istedim. O da benim borçlarım var sen pasta yapıyorsun dedi ve tartıştıktan sonra beni dövünce ben de onu bıçakladım” dedi.
“BENİ VE ÇOCUKLARIMI DÖVÜYORDU”
Karşıyaka Mahallesi’ndeki evinde eşini öldürdükten sonra, polisi arayıp teslim olan A.T., geride en küçüğü 2 aylık, en büyüğü 14 yaşında olmak üzere 8 çocuk bıraktı. Teslim olduktan sonra ifadesi alınan A.T., eşinden sürekli olarak şiddet gördüğünü ileri sürdü. A.T., “Ben ve çocuklarım kendisinden sürekli olarak şiddet görüyorduk. Hayat çekilmez hale gelmişti. Kavga etmediğimiz, dayak yemediğim gün kalmamıştı. Kendisi ile birlikte bizleri de bunalıma sokmuştu. Eve hiçbir şey almıyor, bizleri de sefalet içinde bırakıyordu” dedi. Emniyet ve savcılıkta verdiği ifadesinin ardından mahkemeye sevk edilen A.T., tutuklanarak Van M Tipi Kapalı Cezaevi’ne konuldu
Genelev icrada satıldı
Zonguldak’ta, 150 bin TL’lik borç nedeniyle icraya verilen 3 katlı ve 629 metrekarelik arsa üzerine kurulu genelevin satışı, Zonguldak Adliyesi’nde açık artırma usulüyle gerçekleşti.
Genelevin yüzde 50’sinin satışının yapıldığı açık artırmaya, Hüseyin Topal ve Çetin Kudu isimli kişiler katıldı. 38 bin TL’den başlatılan açık artırmayı, 44 bin 100 TL’lik teklifiyle Çetin Kudu kazandı. Açık artırma sonunda gazetecilere bilgi veren genelevin eski ortaklarından K.D., Çetin Kudu’nun arkadaşı olduğunu belirtirken, daha önce kendisinden borç aldığı ve tefeci olduğunu öne sürdüğü Hüseyin Topal’ın kendisine maddi anlamda zarar vermek için açık artırmaya katıldığını öne sürdü.
“ANNEMDEN MİRAS KALDI”
Genelevin, annesinden kendisi ve kardeşi S.D.’ye miras kaldığını belirten K.D. “Annem B.A. 2003 yılında hayatını kaybettikten sonra genelevin işletmeciliğini kardeşimle birlikte yapmaya başladık. O dönemde tefeciden aldığım borç karşılığında açık senet imzaladım ve o senet üzerinden daha fazla borçlandırıldım. O borçlar yüzünden de icraya verildim. Son dönemde genelevde çalışan kadınlar kriz nedeniyle fazla iş yapamadığı için borçlarımızı ödeyemedik. Şimdi ihaleye giren Çetin Kudu isimli arkadaşım bana yanlış yapmazsa, borçlarımı ödedikten sonra genelevin işletmeciliğini ondan alarak tekrar ben yapacağım” dedi.
İstanbul’da üniversite öğrenimi gören bir kızı olduğunu da söyleyen K.D., kızıyla birlikte Zonguldak sokaklarından dolaşamadığından yakınırken, yaptığı işi kızının hala bilmediğini söyledi.
Camide hutbe gerginliği
Diyarbakır’da Hz. Mehdi Camii karıştı.Cemaatten biri imama “Yaptığın namussuzluktur” deyince. DİYARBAKIR Hz. Mehdi Camii’nde yapılan son cuma hutbesinde fahri imamlık yapan emekli din görevlisi Ömer Bozkız (55), kadınların “Biz kimsenin namusu değiliz, namusumuz özgürlüğümüzdür” sözünü ahlak dışı olarak değerlendirince gerginlik oldu.
Bozkız’ın, “Nasıl oluyor ki sokaklara bu tür yazılar asılıyor. Bu ahlak çöküntüsünü beraberinde getiriyor” sözleri üzerine cemaatten bir kişi bağırarak, “Sen ırkçılık yapıyorsun. Yaptığın namussuzluktur” dedi. İsmi bilinmeyen protestocuya cemaat müdahale edince, 10 kişi imamı protesto edip camiyi terk etti. Cemaatin yaşlı kesimi ise “Ya Allah Bismillah Allah-u ekber” şeklinde slogan attı.
İNCELEME BAŞLATILDI
Kayapınar İlçe Müftüsü Abdulkerim Melikoğlu, camide yaşanılan olayı incelediklerini ifade ederek, “Hz. Mehdi Camii inşaatı tamamlanmadığı için bize bağlı bir kurum değil. Son cuma hutbesi ile ilgili şikâyetler oldu. Bunları inceleyeceğiz” dedi. İlk kez protesto ile karşılaştığını ifade eden Bozkız, “Hutbede yanlış bir şey söylemedim. İslam’ın kadına verdiği önemi anlattım. Bu sırada camide bulunan bir kişi bağırdı, ben uzak olduğum için ne söylediğini duymadım. Cemaatin araya girmesi ile olay büyümedi” dedi.
Cinsel organını ve boğazını kestiler
Bilardo salonunu işleten şahıs vahşi bir şekilde öldürüldü
Sivas Atatürk Caddesi üzerinde bulunan bir iş merkezinin üst katındaki bilardo salonunu işleten Necmettin Ö. (34) ile aralarında husumet olduğu söylenen Ö. A. (24) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle cinsel organı ve boğazından bıçaklanan Necmettin Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Ö. A. olay sonrasında kaçtı. Polis ekipleri, kız meselesinden çıktığı öğrenilen olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
Evli ve iki çocuk babası Necmettin Ö.’nün cesedi otopsi yapılmak üzere Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Morgu’na kaldırıldı. Olayın şokunu üzerinden atamayan Necmettin Ö.’nün ailesi basın mensuplarına saldırdı. Polisin müdahalesiyle sakinleştirilmek istenen aile polise de zor anlar yaşattı.
Bu kadarına da ‘pes’
Elektrik akımına kapılan ağır yaralı 300 metre yürütüldü. Fatih’teki Sirkeci Garı’nda kullanılmayan vagonda barınan yabancı uyruklu şahıs, elektrk akımına kapıldı. Vücudunda ciddi yanıklar oluşan şahıs yaklaşık 300 metre yürütülerek ambulansa bindirildi. Yaralının ambulansa getirilmesi sırasında, ayakta durmakta zorlandığı ve acı çektiği görüldü. Sağlık ekiplerinin sedyeyle taşımak yerine polisin şahsı getirmesini beklemesi dikkat çekti.
Edinilen bilgiye göre, Sirkeci Tren Garı’nda bulunan görevliler, saat 02.00 sıralarında kullanılmayan vagonların bulunduğu bölümde çığlık duydu. Sesin geldiği tarafa yönelen görevliler giysileri yanmış, kanlar içinde yerde yatan şahsı fark etti. Görevliler polise ve sağlık ekiplerine haber verdi. Polis ekipleri görevlilerle birlikte şahsın bulunduğu yere gittti. Sağlık ekipleri ise vagonların arasında şahsı aradı ancak bulamadı. Polis ve gar görevlileri elektrik akımına kapılarak vücudunda ciddi yanıklar oluştuğu öğrenilen şahsı yaklaşık 300 metre yürüterek ambulansın bulunduğu yere getirmeye çalıştı. Sağlık ekipleri sedyeyle taşınması gereken yaralı şahsın yanlarına kadar getirilmesini bekledi. Acıdan çığlık atan, zaman zaman bayılan şahıs ambulansa bindirildi.
Üzerinden kimlik çıkmayan ve yabancı uyruklu olduğu anlaşılan yaralı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakultesi Hastanesi’ne götürülerek tedavi altına alındı. Olay yerinde inceleme yapan polis soruşturma başlattı.
Köpek Taksi hizmetinizde
Sarı taksiyi gördük, korsan taksiyi gördük ama böylesini görmedik Onlar bizim sadık dostlarımız. Yalnız kaldığımızda bizi mutlu ediyorlar. Kendilerini de öyle bir sevdiriyorlar ki, bir daha onlardan hiç ayrılamıyorsunuz. Ama bazen öyle dertleri oluyor ki…
Köpeğinizi yanınızdan ayıramıyorsunuz, nereye gitseniz yanınızda onun da gelmesini istiyorsunuz. Buraya kadar her şey normal. Fakat iş, bir toplu taşıma aracına ya da uçağa veya trene binmeye gelince orada duraksıyoruz. Çünkü hiç bir ulaşım aracı köpekleri almıyor. Aslında birçok köpek sahibinin de ortak derdi bu! Mehmet Tortun, kendince bir yöntem bulmuş ve Köpek Taksi’yi hizmete sunmuş. Onun özelliği de şu: Türkiye’de yurt içi köpek taksi hizmeti veren yerler var. Ancak şehirler arası ve yurtdışı için böyle bir hizmet yok. Mehmet Bey, jeepi ile sevimli dostlarınızı, güvenli bir biçimde istediğiniz yere götürüyor hem de makul fiyatlara… Mehmet Bey’i köpek sahipleri, Kopekegitimi.org sitesinden bulabiliyor.
Sizi biraz tanımamız mümkün mü?
Almanya’da doğdum. 1995 yılında Makedonya’da Dağcılık Federasyonu’nda dağcılık ve tracking eğitimleri aldım. Daha sonra British International Rescue Dogs ekibiyle çalıştım.
1997 yılında 6. Ulusal İş Köpekleri Müsabakası’nda Vazar adlı köpeğimle 1. oldum.
1999 yılında 17 Ağustos depreminde British International Rescue Dogs ekibiyle birlikte Güzelce ve Kaynaşlı’da köpekli ve köpeksiz kurtarma çalışmalarına katıldım. 2000 yılındaki sel felaketinde TEPESAR ve British International Rescue Dogs ekibiyle Mozambik’te kurtarma çalışmalarına katıldım. Hacettepe Üniversitesi Konuşma ve Anlatma Teknikleri Eğitimi, Ankara’da ilk yardım ve ilk müdahale eğitimi, iple tırmanış eğitimi aldım. Bunun ardından 2004 yılında Lidam ekibiyle Sri Lanka’da Tsunami Felaketi yardım faaliyetlerinde gönüllü çalıştım.2005 yılında Lidam ekibiyle Pakistan depreminde yardım faaliyetlerinde bulundum. 2006 Sivil Savunma İstanbul Tatbikatı’na katıldım. 2007 Sivil Savunma Bursa Tatbikatına katıldım. Lidam Arama Kurtarma ekibinde Şemseddin Şayan liderliğinde Enkaz Arama ve Alan Arama eğitimlerine katıldım. Ardından merkezi Avusturya’da bulunan IRO organizasyonunda sırasıyla Köpek Eğitimi, alan arama, enkaz eğitimi, yavru köpekler için enkaz başlangıç eğitimi aldım. Daha sonra da bu işe başladım
Bir ekibiniz var mı?
Yok. Tek başıma yapıyorum. Köpek eğitmeniyim. Birçok alanda çalıştım bu konuyla ilgili…
Peki, Köpek Taksi hizmeti nereden aklınıza geldi?
Her yurt dışına gittiğimizde uçakla, arabayla gidiyoruz. Yurt dışında her yer köpekleri alıyor. Marketler, restoranlar da alıyor. Sertifikası olup olmadığına bakmıyorlar. Sertifikalı olanlar uçaklarda, yolcuların yanında seyahat edebiliyorlar. Kilosu ne olursa olsun oluyor. Ama bazı havayollarında bu iş olmuyor. Kurtarma köpekleri rahat. Her seyahat aracına kafesle alıyorlar. Bu şekilde başladık. Mesela çalışan biri, arabası yok, köpeğini veterinere götürecek. Toplu taşıma araçlarına zaten almıyorlar. Taksi de almıyor. Bu şekilde hizmet veriyoruz. Bir jeepimiz va kafeslerimiz var. Köpekleri istenilen yere götürebiliyoruz.
FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN
Köpeğinden ayrı gitmek isteyenler olabiliyor tabii..
Aynen öyle. Bütün köpek sahipleri için ciddi bir problem. Kırık dökük de olsa mutlaka araba almak zorunda kalıyorlar. Vapurlar bile almıyor köpekleri.
Mesela insanlar tatile de gidiyor. Arabaları yoksa gitme imkanları olmuyor değil mi?
Elbette. Yazlık evi olanlar arabası varsa götürebiliyor. Bazı tatil köyleri kabul ediyor köpeklerini.
Ücret nedir?
Kilometreye göre değişir. Mesela Bakırköy’den Kadıköy’e köpeğinizi götürmek istiyorsunuz diyelim. Kadıköy- Bakırköy arası gidiş dönüş fiyatı 75 TL’ye tekabül ediyor.
Şehir dışı için bir fiyat çıkarsak. Mesela Bakırköy’den İzmir Buca gibi..
600 kilometre vardır herhalde. 750 TL gidiş dönüş fiyatı olur.
Çok talep var mı?
Olmaz mı? Sürekli oluyor. Hatta bazen yetişemiyorum bile.. Türkiye’de de şehir içi bu işi yapan var ama şehirler arası veya ülkeler arası bu işi yapan yok..
Yurtdışı için nasıl oluyor peki işlemler?
Neyle gideceğinize bağlı. İngiltere, Kıbrıs ve Avusturalya tarafına bir şey yapamıyoruz. Altı aylık karantina ücreti oluyor. Bunu köpeğin sahibi ödüyor. Mesela buradan köpek Almanya’ya gidecek. Bu iki şekilde olur. Birincisi, ben buradan kargoya verebilirim, uçağa kadar bindiririm. O taraftan karşılayan olur. İkincisi de ben köpekle birlikte uçarım, adrese teslim ederim. Karayolu derse de kilometresine göre hesap yaparız, gideriz. Yurt dışından çok köpek getirdim buraya mesela.
Olay, olay, olay!
Ali Sami Yen’de dün akşam korku dolu dakikalar yaşandı. G.Saraylı taraftarlar arasında çıkan kavgada bir seyirci tribünden aşağı düştü. Oldukça üzücü bir akşamdı dün Ali Sami Yen Stadı’nda yaşanan… Maçın yeni bittiği sırada kapalı tribünde bir kavga patlak verdi. Aynı tribünde bulunan bazı taraftarların tartışması kötü sonla noktalandı. Sözlü sataşmaların ardından yumruklaşmaya dönüşen olaya güvenlik birimleri müdahale etti. Ancak güvenlikçilerin geri çekilmesiyle kavga yeniden alevlendi. Gruptan kopan iki kişi birbirlerine sille-tokat girdi. Birinin savurduğu sert yumruk, diğerini önce tribündeki tentenin üzerine yuvarladı. Ayakta duramayan bu kişinin daha sonra kapalı tribünden aşağı düştüğü görüldü.
‘ALKOLLÜ VE BEŞİKTAŞLI’ İDDİALARI
Kavganın Sabri’nin üçlü çektirmesiyle başladığı öğrenildi. Bu sırada adının Kamil Özen (27) olduğu belirtilen taraftarın, “Beşiktaş” diye bağırdığı ve bu yüzden darp edildiği ileri sürüldü. Hemen olay yerine giden yönetici Haldun Üstünel’in F.Bahçe maçı öncesi saha kapatılması tehlikesine karşılık görüntü alınmaması için stadın ışıklarını kapattırdığı iddia edildi. Alkollü olduğu savunulan ve bilinç kaybı yaşadığı belirtilen taraftar, apar topar Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Daha sonra Üstünel, Adnan Sezgin ile birlikte hastaneye gitti. Gecenin büyük bölümünü burada geçiren ikili, Özen’in bilincinin açılmasıyla rahat nefes aldı
Akaryakıt yüklü tanker şarampole yuvarlandı
Polisi arayıp tedbir aldırdı ancak 2 kilometre kala kaza yaptı..
Adana’nın Pozantı ilçesinde freni patlayan akaryakıt yüklü tanker şarampole yuvarlandı.
Edinilen bilgiye göre, kaza Pozantı TEM otoyolunun Soğukpınar mevkiinde meydana geldi. Üzeyir Ateş yönetimindeki akaryakıt yüklü 47 DP 020 plakalı tankerin freni patladı. Tanker sürücüsü Ateş, polisi arayarak Pozantı TEM Otoyolu Turnikelerinde gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasını istedi. Yolda güvenlik tedbirleri alındığı sırada turnikelere 2 kilometre kala tanker şarampole yuvarlandı.
Kazada tanker şoförü Ateş hayatını kaybederken, yanındaki Cengiz Çakmak yaralandı. Çakmak’ın Adana Numune Hastanesi’nde tedavi altına alındığı öğrenildi.
Melih Gökçek’ten kötü haber
Sıkıntı devam ederse sabah ve akşam seferleri de azaltılacak”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara’da otobüs bileti fiyatlarındaki indirimin kendilerini sıkıntıya soktuğunu söyledi. Gökçek, durumun devam etmesi halinde sabah ve akşam seferlerinin sayısında da azaltmaya gideceklerini dile getirdi.
Levent’teki Movenpick Otel’de, Gazeteci Osman Ataman liderliğinde gerçekleştirilen “Bab-ı Ali Toplantıları”na katılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Ankara’da İdare Mahkemesi kararıyla otobüs bileti fiyatlarında gerçekleşen indirimlerle ilgili Gökçek, “Ankara’da hepiniz biliyorsunuz bilet fiyatları 2. İdare Mahkeme kararı neticesinde hem 2007 yılı hem de 2003 yılı fiyatlarına çekilmek zorunda
kaldı ve bilet fiyatları da yarı yarıya düşmüş oldu. Bunun yarı yarıya düşmüş olması demek, bizim özellikle gelirimizin yarı yarıya düşmesi demek. Zaten belediye olarak otobüsten 10 trilyon lira ayda zararımız vardı. Ayrıca 15 trilyon da her ay yeni aldığı otobüslere ücret ödüyorduk, bu da 25 trilyon ediyordu. Hasılatın da yarısı kaybolunca inanılmaz bir çıkmaz içerisine girdik” dedi.
Belediyenin içine girdiği sıkıntıyı vatandaşlara hissettirmemeye çalıştıklarını belirten Gökçek, “Bir süre sonra hissetmemeleri mümkün değil, çünkü kısa süre sonra otobüslerin hem akaryakıt hem de personel giderlerini karşılayamamaya başlayacağız. Onun karşısında çok ciddi aksamalarla da karşı karşıya gelebileceğiz. Minibüs ve halk otobüslerinin durumları da aynı şekilde. 2003 yılı ile 2010 yılı arasındaki enflasyon toplam olarak yüzde 124.5, ama buna karşılık Ankara Belediyesi’nin yapmış olduğu zam
yüzde 85; yani enflasyonun yüzde 40 altında. Böyle olmasına rağmen fiyatların yarı yarıya düşürülmesi ister istemez bizi çıkmaza sokuyor” diye konuştu.
Vatandaşı zor durumda bırakmamak için sabah ve akşam sefer sayılarında azaltmaya gitmediklerini kaydeden Gökçek, “Bütün hesaplar meydanda. Bütün bunların karşısında halka bunu en az şekilde hissettirmek için sabah ve akşam saatlerindeki sefer sayılarını aynı bıraktık ama diğer saatlerdeki sefer sayılarını yarı yarıya düşürdük. Bu tabii ki ilk anda aldığımız önlem fakat sıkıştıkça, ekonomik olarak çıkmaza girdikçe istesek de istemesek de o sefer sayılarını azaltmak zorunda kalacağız. Bunun tek çözümü,
mahkeme kararının düzeltilmesi. Mahkemeye itiraz etmemize rağmen hala mahkeme itirazımıza bakıp bize bir cevap vermedi. Merakla bunu bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında doğalgazla ilgili tartışmalara da değinen Gökçek, “Belediye başkanı olduğumda 154 bin doğalgaz abonemiz vardı. Daha sonra bu abone sayımızı 1 milyonun üzerine çıkarttık. Zaman zaman medyaya intikal etmiştir, ‘doğalgaz paralarını ödemedi, ondan doğalgaz fiyatları arttı’ gibi saçma sapan iddialar olmuştur. Bizim şu anda doğalgaz borcu diye söylenen borcumuz 670 trilyon olarak gözüküyor. Aramızda devam eden bir mahkememiz var, adli yargıda devam ediyor ve idari yargıda değil de adli yargıda
devam ettiği için kazanma şansımız yüksek. Bilirkişi raporlarımız da lehimize geldi ve bu borcun yarısı silinecek” şeklinde konuştu.
Sigara kaza yaptırdı
Düşürdüğü sigarasını almak isteyen sürücü takla attı. Adana’da seyir halindeyken sigara keyfi yapan bir sürücü, elindeki sigarayı üzerine düşürünce direksiyon hakimiyetini kaybederek takla attı. Kazada iki kişi yaralandı.
Kaza, dün akşam saatlerinde merkez Seyhan İlçesi Atatürk Caddesi üzerinde meydana geldi. Gökhan Gökoğlu (31), arkadaşları Burcu Kaçmaz (22) ve Boran Eren (24) ile birlikte Mersin’den Adana’ya gezmeye geldi. Atatürk Caddesinde seyir halindeyken sigara yakan 33 NN 100 plakalı otomobilin sürücüsü Gökoğlu, elindeki sigarayı üzerine düşünürce paniğe kapıldı. Üzerine düşen sigarayı almak isterken direksiyon hakimiyetini kaybeden Gökoğlu, refüjdeki demir korkuluklara çarparak takla attı. Kazada araç içerisinde bulunan 3 arkadaştan 2’si hafif şekilde yaralandı. Kazanın şokunu üzerinden atamayan Burcu Kaçmaz, polisler tarafından sakinleştirildi.
Olay yerine gelen ambulansla Adana Numene hastanesine kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Araç sürücüsü Gökoğlu, polise verdiği ilk ifade de, “Sigara içiyordum. Elimdeki sigara üzerine düştü. Sigarayı alayım derken direksiyon hakimiyetini kaybettim” dedi.

