Cihaner’e dava açıldı
Başsavcı Cihaner hakkındaki iddianame kabul edildi
Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcıları tarafından Ergenekon soruşturması kapsamında Erzincan’da yürütülen soruşturmanın iddianamesi, Erzurum 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilerek dava açıldı.
Hakim Mustafa Karatay başkanlığında toplanan, üye hakim Ali Kaya ile üye Hakim Sefa Bilak’tan oluşan 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Erzurum Özel Yetkili Başsavcı Vekili Taner Aksakal’ın sunduğu iddianameyi kabul ederek davanın açılmasına karar verdi. Heyet, iddianamede yer alan Başsavcı Cihaner’in Ergenekon soruşturması kapsamındaki bölümün, Erzurum 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine hükmetti. Cihaner’in görev sırasında işlediği öne sürülen tehdit, görevi kötüye kullanmak ve evrakta sahtecilik ile ilgili suçların ise dosyadan ayrılarak Yargıtay’a gönderilmesine karar verildi.
SALDIRAY BERK’İN DURUMUNA MAHKEME KARAR VERECEK
Bu arada iddianamenin içeriğinde Erzincan 3′üncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in durumuna ise davayı kabul eden Erzurum 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti karar verecek.
TUTUKLULUK KARARINI VEREN ŞAHİN’İN HEYETTEKİ GÖREV SÜRESİ DOLDU
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in tutuklanmasına karar veren Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde nöbet değişimi yaşandı. Hakim Mustafa Karatay’ın başkanlığını yaptığı mahkemenin üye hakimlerinden İsmail Şahin’in yerine bugün Hakim Sefa Bilak görev aldı. Yapılan görev değişikliğinin aylık rutin üye değişimi olduğu ifade edilirken, üye Hakim İsmail Şahin, Başsavcı Cihaner’in hem tutuklanmasına ret kararı veren hakimdi.
ŞANAL’IN YERİNE KARADENİZ
Ayrıca HSYK tarafından yetkileri iptal edilen Osman Şanal’ın yerine Ender Karadeniz’in görevlendirildiği öğrenildi.
İTİRAZ KARARI GÖRÜŞÜLÜYOR
Öte yandan bugün sabah saatlerinde Başsavcı Cihaner’in avukatı Turgut Kazan tarafından özel yetkili Cumhuriyet Başsavcı vekilliğine sunulan tutukluluğun kaldırılmasına yönelik itiraz dilekçesi de halen görüşülüyor. Tutukluluğa itiraz ile ilgili kararın da cuma gününe kadar açıklanacağı bildirildi.
“Sızdıranlar hakkında kanuni işlem başlatıldı”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’den açıklama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Balyoz soruşturmasını yürüten savcıların arama, gözaltı gibi tüm talimat yazılarında başsavcıvekillerinin “Uygun görüldü” şerhinin bulunması istediğine ilişkin yayımlanan haberlerle ilgili gazetecilerin soruları üzerine, yazıyı basına sızdıranlar hakkında kanuni işlem başlatıldığını söyledi. Başsavcı Engin, “Neden böyle bir yazıya gerek duyuldu?” sorusunu yanıtsız bıraktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, gün boyu emniyet, asker ve başsavcıvekillerine gönderdiği ifade edilen talimat yazısıyla ilgili haberlere ilişkin bilgi almak isteyen gazetecileri makamına kabul etmedi. Başsavcı Engin, mesai bitiminde adliye çıkışında bekleyen basın mensuplarının soruları üzerine, “Zaten bazı yazılı basın yayın organlarına sızdırılmış. Orada her şey yazıyor, ifade ediliyor. Yorum yapılacak pek bir şey yok” dedi.
Başsavcı Engin, “Zaten o yazıda da görüldüğü gibi, ifade edildiği gibi başsavcıvekillerimiz bu soruşturmada koordinatör olarak görevliler. Hatta soruşturmanın bir bölümüne de bizzat katılmak üzere de görevli bulunuyorlar. Hal böyle olunca başka bir yorum yapmaya gerek yok. Ancak bu yazıları da basına sızdıranlar hakkında kanuni gereği de tevessül edilmiştir” diye konuştu. Başsavcı Engin, sözkonusu yazıya neden gerek duyulduğu sorusunu ise yanıtsız bıraktı.
“Umarım el birliği ile bu yasa geçer”
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den taş atan çocuklara yönelik düzenlemeye destek
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis gündemine gelmesi planlanan taş atan çocukları hapisten kurtaracak yasa değişikliğiyle ilgili olarak “Umarım el birliği ile bu yasa geçer. Büyüklerin günahını küçüklere ödetmemek lazım.” dedi.
Kılıçdaroğlu kurultaydan umutlu
”Umuyorum ve diliyorum kurultayımızda sağlıklı bir değişim olur”CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, ”Umuyorum ve diliyorum kurultayımızda sağlıklı bir değişim olur. Yeni bir yönetim anlayışı umuyor ve bekliyoruz olur. İktidara en yakın olan süreçteyiz. Kavgasız, birbirine saygılı, hoşgörüyü kutsal bir görev olarak kabul eden bir anlayışla birbirimizi ve halkı kucaklayacağız” dedi.
Kılıçdaroğlu, partisinin Kocaeli İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında sanayi, işçi ve sendika kenti olan Kocaeli’nin kapanan ve özelleştirilen fabrikalar nedeniyle eskisi kadar rahat olmadığını savundu.
Elazığ’da deprem bölgesinde inceleme yaptığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ”deprem ülkesi” olmasına rağmen gerekli önlemlerin alınmadığını, olası İstanbul depremi için de hazırlıkların yetersiz olduğunu iddia etti.
Tekel işçilerinin eylemine değinen Kılıçdaroğlu, işçilere her kesimden destek geldiğini, ancak sadece AK Parti’nin destek vermediğini belirterek, ”Kendisine ‘ak’ diyen ama aklığı her zaman tartışma konusu olan, haklının yanında olmayan siyasal parti ben ‘akım’ diyemez” dedi.
Herkesin inancına ve etnik kimliğine saygılı olunması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ”Etnik kimlikle siyaset yaparsanız gelir duvara çarparsınız. İnsanlık tarihi etnik kimliğin siyasetin odağına konulduğu bütün ülkelerde büyük bedeller ödemiştir” diye konuştu.
Herkesin dini inancına da saygılı olmak gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ancak AK Parti’nin dini siyasete alet ettiğini ve bu yüzden de mahkum olduğunu savundu.
Kendisinin doğu illerine gittiğini, ancak bazı çevrelerce eleştirildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
”Doğuya gitmemizden birileri rahatsız oluyor. Gideceğiz, AK Parti’nin ezberini her yerde bozacağız. Gecekondularda ezberlerini bozduk, doğuda da bozacağız. Tayyip Bey doğuya giderken dünya kadar güvenlik, korumalarıyla gidiyor. Biz sadece vatandaş olarak gidiyoruz. Alnımız açık gidiyoruz. Veremeyecek hesabımız yoktur. ‘Biz sizin haklarınızı savunuyoruz’ diyoruz.
Terörü CHP bitirecektir, yoksulluğu, işsizliği CHP bitirecektir. Bundan kesinlikle emin olun, bunda çok kararlıyız. Birilerini makarnaya, kömüre muhtaç etmeyeceğiz. Sömürüyü her alanda ‘yok’ edeceğiz. Unutmayın güneş doğudan doğar. Kalkınmayı da oradan yapacağız. Bu memlekette kardeşliği, dostluğu, inançlara, etnik kimliğe saygıyı CHP öğretecektir.”
Bir gazetecinin Batman’da yaptığı konuşmasına yönelik sorusu üzerine, konuşmasında partisinin bölgeye yönelik politikalarını anlattığını belirterek, ”Yurttaş olarak bizim hiçbir sorunumuz yoktur ama birileri sorun yaratıyor. Buna dikkat çektim konuşmamda. Biz toplumsal barışı sağlamak zorundayız. Terörü önlemenin yolu silah değildir. Ekonomiden geçer, insanların karnından geçer. Bir kentte işsizlik yüzde 52 ise oraya barışı getiremezsiniz, hoşgörü getiremezsiniz” diye konuştu.
-”BİRBİRİMİZİ VE HALKI KUCAKLAYACAĞIZ”-
Toplantıya katılan bir partilinin ”Partinin üst yönetiminde bir değişim olur mu? Biz ‘tam bizim başbakanımız Kılıçdaroğlu’ diyoruz” sözü üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
”Umuyorum ve diliyorum kurultayımızda sağlıklı bir değişim olur. Yeni bir yönetim anlayışı umuyor ve bekliyoruz olur. CHP iktidara en yakın olan partidir. İktidara en yakın olan süreçteyiz. Kavgasız, birbirine saygılı, hoşgörüyü kutsal bir görev olarak kabul eden bir anlayışla birbirimizi ve halkı kucaklayacağız. Unutmayın adımız Cumhuriyet Halk Partisi, halktan uzak olan bir parti olmayacağız, halkla beraber yürüyeceğiz. Halkı kucaklayacağız” dedi.
Kendisinin Grup Başkanvekili olduğunu ve parti yönetiminde bulunmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
”Siyasi Partiler Yasası grup başkanvekillerinin parti yönetiminde görev almasına izin vermiyor. Grup başkanvekili olunca Parti Meclisi’nden istifa ediyorsunuz. Yeni yönetim anlayışı, yeni tüzükle gelecek. Yeni tüzük uygulamaya girecek, göreceksiniz daha dinamik, daha heyecanlı, amatör heyecan duyan bir ruhla halkın önüne çıkacağız. CHP önümüzdeki süreçte unutmayın halkın desteğiyle kesinlikle iktidar olmak zorundadır.”
Teke Tek’te Ermeni tasarısı konuşuldu
Yusuf Halaçoğlu ve Sevan Nişanyan karşı karşıya. Fatih Altaylı’nın TEKE TEK programına konuk olan dilbilimci ve yazar Sevan Nişanyan ve tarihçi Yusuf Halaçoğlu, alevlenen Ermeni meselesini tartıştı. ABD’de kabul edilen soykırım tasarısını “Komite tarihin hakemi olmamalı” şeklinde yorumlayan Nişanyan, Türkiye’nin soykırımı kabul edip, özür dilediği takdirde ortada bir problem kalmayacağını, soykırımın ABD’de kesin olarak tanınmasının ise tarihi sürece katkıda bulunacağına inandığını söyledi. Tarihçi Halaçoğlu ise Ermeni tarafının tarihle yüzleşmekten kaçtığını ifade ederek, “Biz diyaloğa her zaman varız” dedi.
TEKE TEK’te Fatih Altaylı’nın konuğu olan Sevan Nişanyan ve Yusuf Halaçoğlu, 1915 olaylarını, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi tarafından kabul edilen soykırım tasarısını tartıştı. Programda Nişanyan ve Halaçoğlu arasında gergin anlar yaşanırken, Nişanyan, komitede oylanan ve tartışılan meselenin 1915 olaylarının değil, bugünün meselesi olduğunu öne sürerek, “Katliamlar dünyanın o tarihinde her toplumda olmuştur, kimse de temiz değildir o konuda, esas insanları çıldırtan nokta Türkiye’nin bu kadar utanmazca yalan politikasını sürdürmesi. Bunun zararını Türkiye çekiyor, Amerika da çekmiyor, Ermeniler de” dedi.
Altaylı, konuklarına tasarının bir oy farkla kabul edilmesini işaret ederek, “Bir oy farkla bir tasarı kabul edildi, bir tarihi gerçek varsa bunun bir siyasi konu gibi ele alınıp, bir tane adam merdivenden düştüyse gelemediyse oylamaya ’soykırım var’, düşmediyse ‘yok’ gibi bir durum ortaya çıkmıyor mu?” sorusuna cevap veren Nişanyan, “Gülünç bir durumla karşı karşıyayız, Amerikan Komitesi karşımıza ahlak hakemi olarak çıkıyor, tarih hakemi… Bunun müsebbibi Türkiye’nin akıl dışı politikası. Bir toplum 90 sene sonra hala kendi geçmişiyle yüzleşemiyorsa oradaki 22 oyun maskarası olur” diye konuştu.
“ERMENİLER HEP AŞAĞILANDI”
Ermeniler’in Türkiye’nin devlet politikası olarak aşağılandığını iddia eden Nişanyan’a cevap veren Halaçoğlu, “Ermeni toplumunun Türkler tarafından tanınmaması ya da aşağılanması diye bir şey hiç olmamıştır. Osmanlı’da ne Ermeniler, ne Rumlar ne de diğer gayrimüslimler azınlık statüsünde değildir” şeklinde konuştu. Nişanyan ise Türkiye’nin soykırımı kabul edip, özür dilediği takdirde ortada bir problem kalmayacağını, soykırımın ABD’de kesin olarak tanınmasının ise tarihi sürece katkıda bulunacağına inandığını söyledi.
“ERMENİLER TARİHLE YÜZLEŞMEKTEN KORKUYOR”
Tarihçi Halaçoğlu, Ermeni tarafının tarihle yüzleşmekten kaçtığını ifade ederek, “Biz ‘Gelin araştıralım’ dedik defalarca, ama Ermeniler tarihle yüzleşmekten hep korktu. Mesela 2005 yılında Viyana’da Ermeni meslektaşlarımızla bir araya gelmek için sözleştik. Bir araya da geldik, güzel belge değişimi de yaptık fakat 15 gün sonra oradan gelen insanlar muhtemeldir diasporanın baskısıyla toplantıdan vazgeçtiler. Biz diyaloga her zaman varız” dedi.
HALAÇOĞLU: KATLİAM YOK
Nişanyan, Türkiye’nin soykırımı utanmazca reddettiğini söylerken, Halaçoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Ermenistan bağımsızlığına kavuştuğunda ilk tanıyan ülkelerden biridir. Amerikalı Profesör David Magie’nin çalışmasını esas alırsak 1 milyon 479 bin Ermeni nüfusu vardı dünyada o dönem, göç edenlerin sayısı hesaplandığında 250 bin ya da 300 bin Ermeni’nin öldüğü görülüyor. Bunların çoğu Rus arşivlerine göre açlıktan, koleradan ölmüştür. Bunları gözden gelemezsiniz” şeklinde konuştu.
